24 Kasım öğretmenin ‘Şeref Günü’dür 22 Kasım 2011 Salı 18:26 24 Kasım’ın Türk öğretmeninin şeref günü olduğunu söyleyen Avcılar Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci Öğretmenler Günü dolayısıyla yayınladığı mesajda 24 Kasım Öğretmenler gününün Türk öğretmeninin şeref günü olduğunu söyledi.
24 Kasım’ın Türk öğretmeninin şeref günü olduğunu söyleyen Avcılar Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci Öğretmenler Günü dolayısıyla yayınladığı mesajda 24 Kasım Öğretmenler gününün Türk öğretmeninin şeref günü olduğunu söyledi. Değirmenci, “Her türlü ekonomik zorluklara rağmen görevini en iyi şekilde sürdürmeye çalışan dünyanın en değerli varlıkları olan siz öğretmenlerimize ne kadar hizmet etsek azdır. Çünkü hakkınızı ne manen ne de madden ödememiz mümkün değildir” dedi. Değirmenci mesajında şunları söyledi; “Bir ulusun çağdaş ülkeler düzeyine erişebilmesi; ancak eğitim-öğretimin kaliteli ve bilimsel yöntemlerle yürütülmesi ile mümkün olabilir. Eğitim sorunlarını çözen uluslar; kültür, sanat, bilim, teknoloji, sosyo-ekonomik alanında da kalkınmış ve ilerlemiştir. Eğitime gereken önem ve ilgiyi göstermeyen uluslar ise başka ulusların daima kölesi olmaya mahkumdurlar. Öğretmen; insanları eğitmeyi ve öğretmeyi meslek edinen, eğitim kurumlarında çocuk ve gençlerin eğitim öğretimlerine rehberlik eden, yön veren ve yaşama hazırlayan kimselerdir. Öğretmenler gününün amacı, öğretmenin toplumdaki yerini ve önemini, sorunlarını belirleyip, öğretmeni olması gerekli yüce yerine oturtmaktır. Öğretmenlerin kendi aralarında bağı kuvvetlendirmek, öğrencileri ile aralarındaki sevgi, saygı ve dayanışmayı güçlendirmektir. Emekli olan öğretmenleri saygıyla anmak ve yeni atanmış öğretmenlere mesleklerinin kutsal bilincine varmalarını sağlamaktır. İşte, Öğretmenler Günü, bu fedakar eğitimcilerimizin kıymetini bir kez daha düşünüp anlamamızı sağlayan çok önemli bir gündür” dedi Ama ne yazık ki; Gelecek nesilleri yetiştirmekle görevli siz öğretmenlerimizin geleceği bugünkü ekonomik koşullarda hiç de iç açıcı olmadığını görüyoruz… Gerçi bu ülkede yaşayan her kesim öyle ama siz öğretmenlerin ki daha farklı… Çünkü öğretmenler, eğittikleri çocukların karşısında entelektüel olmak zorundalar. İyi giyinip iyi bir hayat sürmek zorundalar. Öğretmenlerimiz, kitap okumalı, sinemaya gitmeli, tiyatroya gitmeli ve öğrencilerine örnek oluşturacak şekilde yaşamalıdır. Oysa ülkemizde tablo hiçte böyle değil. Geçimini sağlayabilmek ve öğrencisinin karşısına temiz pak çıkabilmek için ikinci bir işte bile çalışan öğretmenlerimiz var. Bunlar eli öpülecek öğretmenlerdir. Her türlü ekonomik zorluklara rağmen görevini en iyi şekilde sürdürmeye çalışan dünyanın en değerli varlıkları olan siz öğretmenlerimize ne kadar hizmet etsek azdır. Çünkü hakkınızı ne manen ne de madden ödememiz mümkün değildir. Çünkü Öğretmen; öğrencilerinin üzerine titreyendir. Çünkü Öğretmen; Gömleğimizin düğmesi açılınca eliyle kapatan, alnımız terleyince mendiliyle kurulayan, ayağımıza taş dokunsa bizden önce üzülendir. Çünkü Öğretmen; Tüten bacada, yükselen fabrikada, çözülen her formülde onun zihin dokusu, onun göz nuru vardır. Fabrika onunla çalışır toprak onunla yeşerir, istikbal onunla aydınlanır. Kısacası öğretmen; Yunus’ta “Gönül”, Karacaoğlan’da “Sevda” dır. Öğretmen; Mehmet Âkif’te “Yürek”, Köroğlu’nda “Mertlik”tir. Dadaloğlu’nda “Cesaret”, Atatürk’te “Bilimsel düşünme” ve Âşık Veysel’de tüm “Anadolu”dur. Haber Yorumları Yorum EkleBu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.