Bahadıroğlu uyardı: 1 Aralık 2011 Perşembe 11:32 “Oyuna gelmeyin. Tarihten ders alın”
İşlediği farklı konular ve gündeme ilişkin yaptığı değerlendirmelerle Küçükçekmece'de söyleşilerin vazgeçilmez ismi haline gelen araştırmacı yazar Yavuz Bahadıroğlu, Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi'nde sevenleriyle buluştu.
Her ay farklı bir konuyla Küçükçekmece'ye konuk olan ünlü tarihçi Yavuz Bahadıroğlu bu ay ki söyleşisinde son dönemin popüler konusu ‘Arap Baharı’nı ve Müslüman ülkelerde yaşanan olayları, Osmanlı Devleti’ndeki yönetim anlayışı üzerinden değerlendirdi. Müslüman ülkelerde bahsedildiği gibi iyi bir tablonun olmadığını ifade eden Yavuz Bahadıroğlu, “Diktatörler gidiyor ancak yerine gelecek şey ne olacak bu konuda endişelerim var. Umarım gelen gideni aratmaz. Zira bu ülkelerin bazılarında isim ve resim değişti ancak muhteva değişmedi” diye konuştu.
SAVAŞ KAPIDA
Bölgede savaş rüzgarlarının estiğine dikkat çeken Bahadıroğlu, “A.B.D ve Avrupa bu kadar sıkışmışken Türkiye’nin ekonomisinin düzgün olması dikkatleri üzerine çekecektir. Çünkü bu devletler silah satarak zenginleşmeye alıştılar. Silahların tüketilmesi gerekiyor. Bu bakımından savaşa en uygun ortam Ortadoğu’dur. Kimin kimi vurduğu belli olmayan bir karambol savaşı başlayabilir” sözleriyle gelecek konusunda uyarıda bulundu.
TARİHTEN DERS ALINMALI
Konuşmasında bu ülkelerin Türkiye’nin gücünü kırmak isteyeceklerine dikkat çeken Bahadıroğlu, “Bunun en iyi yolu her zaman olduğu gibi yine müslümanı müslümanla savaştırmaktır. Tarihte buna çok şahit olduk. Umarım yeniden yaşamayız. Bu nedenle Cumhurbaşkanları ve Başbakanlar mutlaka iyi tarihçilerden danışman almalıdırlar. Çünkü tarihte yaşanan olayların tekrarlanmasından ben yoruldum” dedi.
YÖNETİCİLER HALKLA DİYALOG KURMUYOR
“Halkla diyaloğu olmayan yöneticiler halkın başına bela olur” diyen Bahadıroğlu Ortadoğu’da yaşanan sıkıntıların temelinde yöneticilerin halkla iletişim kurmamalarının ve onların isteklerini göz ardı etmelerinin yattığını ileri sürdü. Osmanlı padişahlarının en iyi dönemlerinde bile bu şekilde davranmadığını dile getiren Bahadıroğlu, şunları söyledi: “Osmanlı Devleti’nde halk padişaha ulaşırdı. Çünkü Osmanlı’da çok dikkatli bir yönetim anlayışı vardı. O dönemde vatandaşın sıkıntıları ve ihtiyaçları kayıt altına alınır, yerine getirilirdi. Çünkü geciken adalet adalet değildir anlayışı hakimdi”
OSMANLI YILLARCA KURTLA KUZUYU YANYANA YÜRÜTTÜ
Arapların 400 yıl Osmanlı’ya bağlı yaşadığını hatırlatan Bahadıroğlu, Osmanlı Devleti’ni ayakta tutan ve üç kıtaya hakim kılan şeyin hoşgörü ve adalet anlayışı olduğunu söyledi. Osmanlı Devleti’nin İslam dinindeki müsamaha kavramını bölgede yaşayan insanlara inanış, ibadet ve kıyafet özgürlüğü olarak yansıttığını belirtti. Bahadıroğlu, o dönemde kurtla kuzunun birlikte yürüdüğü Ortadoğu’nun şimdi o barış atmosferinden çok uzakta olduğunu sözlerine ekledi.