Aktüel Gazete
fonexkozmetik
Son Dakika
Mehmet Topal ailesiyle Ataköy Marina Park'ta Prof. Dr. Candeğer: Avcı Prof. uyarı cezası aldı İstanbul'da şiddetli yağış trafiği felç etti Dörtyol' da çatışma Ak Parti İl Başkan Yardımcısı öldürüldü Yalçıntepe Group’a taze kan: Tarık Tanık Abay'da En Renkli Engelli Haftası kutlaması Fonex Yılın Futbol Oscarları Polat Otel'de verildi Accor Group çevre bilincini dünyaya yayıyor Sel ve yıldırıma dikkat!
ZeytinburnuBağcılarKüçükçekmeceBeylikdüzüEsenlerBayrampaşaFatihBeyoğluAvcılarEsenyurtBakırköyBeykoz
Diğer İlçeler
Selim Gülgören: 'Kanım kaynar müzik yapmak icin'
Selim Gülgören: 'Kanım kaynar müzik yapmak icin'
 
Abay'da En Renkli Engelli Haftası kutlaması
Abay'da En Renkli Engelli Haftası kutlaması
 
Fonex Yılın Futbol Oscarları Polat Otel'de verildi
Fonex Yılın Futbol Oscarları Polat Otel'de verildi
 

Accor Group çevre bilincini dünyaya yayıyor
Accor Group çevre bilincini dünyaya yayıyor
Başbakan Erdoğan'ın yatak odası dinlenmiş!
 
Başbakan Erdoğan'ın yatak odası dinlenmiş!
1 Aralık 2011 Perşembe 11:14
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, şok açıklamada bulundu.
Facebook
Google
Twitter
Yazdır
Brüksel Basın Kulübü’nde konuşan Bağış, "Türkiye’de bazı gazetecilerin tutuklu olduğu doğrudur. Fakat bunların hiçbiri gazetecilik yaptıkları için tutuklanmamıştır. Bunlar ya işledikleri iddia edilen bazı suçlar, ya yasa dışı örgüt üyeliği ya da seçilmiş hükümeti demokratik olmayan yollarla devirmeye çalıştıkları gerekçesiyle tutuklanmıştır. Bu tutuklama kararlarını benim hükümetim, yürütme ya da yasama organları vermemiştir. Yargının kararıdır. Savcılar bu kişiler hakkında topladıkları kanıtlar ve belgelerle hakimleri (tutuklamaya) ikna edebilmişlerdir" dedi.

Bağış, yargılamalar sonuçlanana kadar kimsenin suçlu ilan edilemeyeceğini vurgulayarak, mahkemelerin, basın mensuplarının devam eden yargı süreçlerini gereken şekilde sonuçlandırarak iddiaları açıklığa kavuşturmalarının beklenmesini istedi.

Egemen Bağış, "Aynı yargı 4 yıl önce benim de mensubu olduğum iktidar partisini, AK Parti’yi kapatma girişiminde bulundu. Ben de savcının siyaset yasağı getirilmesini istediği 71 parti mensubu arasındaydım. Hakkımda "kışkırtma" suçlaması vardı ve savcıya göre iki açıklamam bu kapsamdaydı. Bunlardan birinde bir toplantıda ’halkın temsilcileri halkı temsil etmeli’ sözüm savcı tarafından çok kışkırtıcı olarak değerlendirilip siyasetten yasaklanmam istenmişti. İddianamede hakkımdaki diğer gerekçe, ’kadınların mini etek giyebilme hakkı kadar başörtüsü hakkı da olduğuna inanıyorum’ şeklinde konuşmuş olmamdı. Savcı bunu da çok kışkırtıcı bulmuştu" şeklinde konuştu.

Bağış, "Bazı basın mensuplarının hükümete muhalif oldukları için tutuklandıkları" şeklinde iddialar olduğunu anımsatarak şunları kaydetti: "Bu iddialara cevabım şudur: Hükümete muhalif oldukları için tutuklandığı söylenen basın mensuplarından çok daha hükümet karşıtı olanlar gayet iyi durumdalar. Yazıyorlar, köşeleri var, televizyon programlarına çıkıyorlar, şikayetçi değiller. Fakat maalesef yasa dışı işlere karıştıkları iddiası varsa bunların icabına bakılmalı." Bu konuda kendisinden bir örnek vermek istediğini belirten Bağış, "Bir gün bu tür davalara bakan bir savcıdan telefon geldi. Beni savcılığa davet ediyordu. ’Neden gelip sizi ziyaret etmeliyim? Bir bakanın gidip savcıyı görmesi normal değil’ dedim. Savcı bunun üzerine ’Elimizde size ait olduğuna inanığımız bazı deliller var. Bir baskında ele geçirdik ve emin olmamız gerekiyor’ dedi. Bunun üzerine savcıya gittim. Bana bazı özel telefon görüşme kayıtları gösterdi. Bu kayıtlarda önemli, gizli ya da devlet sırrı gibi birşey yoktu.

ERDOĞAN'IN ODASI DİNLENDİ

Bazılarını 20 yıldır tanıdığım birkaç arkadaşlarımla samimi telefon sohbetleriydi. ’Bu kayıtları nasıl elde ettiğini’ sordum. Bir dergiye yapılan baskında ele geçirilen bir CD’den çıktığını ve burada başka siyasetçilere ait kayıtların da bulunduğunu söyledi. Bu telefon görüşmelerinin gerçek olup olmadığını ve sesin bana ait olup olmadığını sordu. Ben de doğruladım. Sonra yasa dışı yollarla elde edilmiş bu kayıtlardan şikayetçi olup olmadığım soruldu. Şikayetçi oldum, çünkü benim rızam dışında kaydedilmiş sesimi dinlemek gerçekten kötü bir duyguydu.

Maalesef bu baskınların bazılarında Başbakan’ın (Recep Tayyip Erdoğan) eşiyle yatak odalarındaki özel sohbetlerinin kaydı bile bulundu. O halde bu sadece basitçe basın özgürlüğü davası olamaz. Başka birçok unsur var. İtalya’daki Temiz Eller davasına ve başka ülkelerdeki benzer davaları hatırlatıyor. Bunlar demokratik yollarla seçilmiş hükümeti demokrasi dışı yöntemlerle devirmek isteyen grup ya da yapılanmalara ilgili" dedi.

UYMAMIZ BEKLENMESİN

Başmüzakereci Bağış, AB dışişleri bakanlarının Suriye’yi ele alacakları yarınki toplantısına Türkiye’nin davet edilmemesine sert tepki gösterdi. Fransa’nın Türkiye’nin davet edilmesi yönündeki girişiminin Kıbrıs Rum kesimi tarafından veto edilmesini değerlendiren Bağış, ’Demek ki Suriye üzerinde Türkiye’den daha etkili olduklarını düşünüyorlar" dedi.

Bağış, "AB’nin, alınmasında katkımız olmayan kararlarına uymamız beklenmesin" ifadesini kullandı.

AB kararlarına Türkiye’nin de katılması bekleniyorsa, AB zirvelerine ve bakanlar toplantılarına Türkiye’nin de davet edilmesini isteyen Bağış, daha önceki aday ülkelerde tatbik edilen bu davetlerin Türkiye’den esirgenmesini eleştirdi.

ENDİŞELİYİZ

AB Bakanı ve Başmüzakereci Bağış, AB’nin borç krizini yönetme tarzına bakışının sorulması üzerine bir endişesini dile getirerek, Yunanistan ve İtalya’da kurulan teknokrat hükümetlerinin kısa vadede iyi bir çözüm gibi görülebileceğini ama uzun vadeli ve kalıcı çözümde halk desteğinin önem arzettiğini vurguladı.

Bağış, 2001 yılında ağır bir ekonomik kriz yaşayan Türkiye’nin bugün Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomisi haline gelmesinde halkın desteğiyle sağlanan siyasi istikrarın ve bunun tüketici güvenine yansımasının belirleyici olduğunu anlattı.

"Biz ekonomik krizi demokrasiyle çözdük" diyen Bağış, AB’ye de aynı yolu izlemesi tavsiyesinde bulundu.

Egemen Bağış, ağır borç krizindeki Yunanistan’ın askeri harcamalarının NATO standartlarının üzerinde olduğuna dikkat çekerek, Türkiye ve Yunanistan’ın daha fazla tank, denizaltı ve savaş uçağına değil daha çok okul, hastane ve yola ihtiyaç duyduğunun altını çizdi.

Bağış, "Biz düşman değiliz, NATO içinde müttefikiz. Dışardan herhangi bir saldırı olduğunda birbirimizi korumak mecburiyetindeyiz" şeklinde konuştu.

Kaynak: Toplumsal Hafıza
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
 
olimpa
Yazarlar
White Hill
Anket
Sitemizi beğendiniz mi?
Evet
Hayır
Kararsızım
fly
Fotogaleri
Real İstanbul
Videogaleri
İtalyan Hastanesi
Namaz Vakitleri
İmsak
42:0
Güneş
34:0
Öğlen
:08:0
İkindi
:03:0
Akşam
:29:0
Yatsı
:11:0
Çok Okunanlar
aktuellife
Finans
İMKB 100
56935
USD ALIŞ
1.8300
USD SATIŞ
1.8400
EURO ALIŞ
2.3350
EURO SATIŞ
2.3500
POUND ALIŞ
2.8780
POUND SATIŞ
2.9200
ALTIN ALIŞ
94.2430
ALTIN SATIŞ
94.6820
Gençkuşak Aktüel
Tarihte Bugün
1994 Hacda şeytan taşlama sırasında izdiham çıktı: Yedisi Türk olmak üzere 185 hacı öldü.
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Haber Sitesi Kur
onaltidokuz