İsmail Sâib Sencer anıldı 23 Kasım 2011 Çarşamba 10:11 Millet Kütüphanesi eski Müdürü Mehmet Serhan Tayşi, Beyazıt Devlet Kütüphanesi eski müdürü ve büyük kitap âşığı İsmail Sâib Sencer’in onbinlerce kitabın muhtevasını bildiğini söyledi.
“Onbinlerce kitabı bilen adam” Millet Kütüphanesi eski Müdürü Mehmet Serhan Tayşi, Beyazıt Devlet Kütüphanesi eski müdürü ve büyük kitap âşığı İsmail Sâib Sencer’in onbinlerce kitabın muhtevasını bildiğini söyledi.
Elif Çelik (Sanatalemi.net) Büyük kitap dostu, Beyazıt Devlet Kütüphanesi eski Müdürü İsmail Saib Sencer Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen bir toplantı ile anıldı. Millet Kütüphanesi eski Müdürü Mehmet Serhan Tayşi, Beyazıt Devlet Kütüphanesi eski müdürü ve büyük kitap âşığı İsmail Sâib Sencer’in onbinlerce kitabın muhtevasını bildiğini söyledi. Zeytinburnu Belediyesi tarafından düzenlenen “Zeytinburnu’nun Ebedî Sâkinleri” seri toplantıları devam ediyor. Dün akşam da Türkiye’de ilim dünyasının seçkin ismi olan ve Merkezefendi Mezarlığı’nda yatan İsmail Sâib Sencer yâd edildi. Millet Kütüphanesi eski Müdürü Mehmet Serhan Tayşi’nin konuşmacı olduğu programın yöneticisi Mehmet Nuri Yardım’dı. Yardım, İsmail Sâib Sencer gibi mümtaz şahsiyetlerin unutulmaması gerektiğini belirterek, “Okuduklarımızdan şunu anlıyoruz ki İsmail Sâib Sencer, yüzyılda bir yetişen nâdir ilim adamları ve seçilmiş kişilerdendir. Sencer ayarında bir bilim adamı dünyanın herhangi bir yerinde yetişmiş olsaydı, bugün hakkında yüzlerce kitap, onlarca film yapılmış olacaktı. Ama ne yazık ki, bugün bu büyük kıymetli bilgin hakkında kaleme alınmış tek bir kitap bile yok, sadece birkaç makale var. Amacımız bu tür toplantılar düzenleyerek, ihmal ettiğimiz değerli şahsiyetlere dikkatleri çekmek ve onları yeni nesillerle tanıştırıp buluşturmaktır.” dedi. Daha sonra konuşan Mehmet Serhan Tayşi, İsmail Sâib Sencer’in çevresi tarafından ‘ayaklı kütüphane’ olarak adlandırıldığını ve bilgisayarın bulunmadığı o dönemde, onbinlerce kitabın muhtevasını hâfızasında koruyabildiğini söyledi. Sencer’in hayat hikâyesi hakkında bilgi veren Tayşi, daha sonra şunları söyledi: “İsmail Sâib Sencer’in hocası Abdülkadir Belhi Efendi çok büyük bir âlim. 500 eseri var. İsmail Sâib Sencer, Arapgir’den İstanbul’a göç etmiş bir ailenin çocuğudur. İstanbul’a gelince Kocamustafapaşa’ya yerleşiyorlar. Önce hâfız oluyor, sonra dimağı bir anda açılıyor. Onu tanıyanlar bize büyük kabiliyetini anlatıyor. Dile hâkimiyeti büyük. Fransızca ve Almanca biliyor. Lâtince ve Grekçe’den anlıyor. Arapçası fevkâlade, Farsçası ise mükemmeldir. Böyle derin bir kültüre sahiptir.”
“BİR ALİMDİ, BİR ÂLEMDİ” Dinleyicilere Hazret-i Peygamberin “Âlimin ölümü âlemin ölümü gibidir.” Hadis-i şerifini hatırlatan Mehmet Serhan Tayşi, konuşmasına şöyle devam etti: “İsmail Sâib Sencer kelimenin tam mânasıyla bir âlimdi, onun vefatıyla bir âlem göçtü Türkiye’de. O mektep-medrese eğitimini birlikte yapmış, yüksek karakter sahibi bir âbide şahsiyettir. Kendisini çok iyi yetiştirmiştir.” İsmail Sâib Sencer’in etrafına devamlı surette bilgi verdiğini, onlara yardımcı olduğunu belirten Tayşi, “Yanına gelen herkese bilgi hazinesini açmıştır, kuvvetli hâfızasıyla yardımcı olmuştur. Ona göre ilim satırlarda değil sadırlarda , yani insanın içinde olmalıydı.” dedi. ÇEVRESİNİ KUŞATAN BİLGİNLER Mehmet Serhan Tayşi, İsmail Sâib Sencer’in yanına gelip giden, onunla dostluk kuran ve kendisinden istifade edenler arasında İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Fuat Köprülü, Hilmi Ziya Ülken, Mükremin Halil Yinanç, Hasan Âli Yücel, Bursalı Mehmet Tahir, İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın da bulunduğunu söyledi. Tayşi, bu meşhur tarihçilerin, âlimlerin, akademisyenlerin ve münevverlerin her zaman İsmail Sâib Hocayı ziyaret ettiğini ve kendisiyle derin dostluklar kurduklarını ifade ederek, “Bazıları çok kıymetli olan eserlerini bu kütüphane çatısı altında ve İsmail Sâib Hocaya danışarak hazırlamışlardır.” diye konuştu. Sonuna kadar büyük bir ilgi ve dikkatle takip edilen programı dinleyenler arasında Beyazıt Devlet Kütüphanesi Müdürü Ayten Şan, kültür sanat dünyasından İsmetullah Güler, M. Ahmet Habip, Menekşe Özkaya, Recep Hasar, Haydar Hepsev, Aşkımemir Duman, Fevzi Can Tok, Abdullah Aydın, Halime Şahin, Turan Baş, Abdurrahman Hacımelek,Oruçcan Taş, ve Yusuf Mezarcı da vardı. ÇAĞIMIZIN ÇAHIZ’I İsmail Saib Sencer (1873 -1940) bugün Beyazıt Devlet Kütüphanesi olarak hizmet veren “Kütüphane-i Umumi Osmani”de kütüphaneci ve idareci olarak 43 yıl hizmet etmiş, muhteşem bilgisi ile tanınmış büyük bir âlimdi. Kitap toplayıcılarının, araştırmacıların, ünlü şarkiyatçıların, edebiyatçıların ve sahafların uzun seneler başdanışmanı olan İsmail Saib Sencer, “Ayaklı Kütüphane”, “Fihrist-i Ulûm (İlimlerin Fihristi)”, “Canlı Bibliyografya” ve “Çağın Cahız’ı” gibi sıfatlarla anılırdı. İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın Osmanlı Tarihi ve Bursalı Mehmet Tahir Bey’in üç ciltlik Osmanlı Müellifleri isimli eserlerin hazırlanmasına katkıda bulundu. Kitapları farelerden korumak için Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nde yüzden fazla kedi besleyen İsmail Saib Sencer, ilmî derinliği, muazzam hâfızası ve geniş merakı ile yaşadığı dönem içinde herkesin müracaat ettiği ve feyz aldığı bir kaynak kişi oldu. Haber Yorumları Yorum EkleBu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
1979 San Francisco, California'da Dan White'ın Harvey Milk ve George Moscone cinayetlerinden minimum cezayı almasına karşı 'White Night Riots'(Beyaz Gece Ayaklanması) yaşandı.