

Tarih, tiyatronun kaynağını, bolluk ve bereketi kutlamak
için yapılan Diyonizos şenliklerine bağlar. Bugün tiyatro
dendiğinde akla, Avrupa kaynaklı bu seyirlik sanatın
adı gelir. Peki size “tiyatro değil de görmük” desek, üstelik “köken Antik Yunan
değil çok daha öncesi Uygurlara dayanıyor” diye de eklesek…
Zeytinburnu Belediyesi “Zeytinburnu’nun Ebedi Sakinleri” isimli çalışmasıyla
kültürel açıdan bir misyon üstlenmiş durumda. Zeytinburnu’nda kabri bulunan,
tarihe mal olmuş isimleri özellikle genç nesillere tanıtmak için başlatılan
çalışmayla her ay Mehmet Nuri Yardım moderatörlüğünde önemli isimler
ağırlanıyor.
Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’ nde 3 şubat akşamı gerçekleşen
söyleşide Türk tiyatro tarihinin en önemli isimlerinden Naşit Özcan, Nam-ı
diğer Komik-i Şehir anlatıldı. Temaşa sanatının son temsilcisi Rauf Altıntak ‘ın
konuk olarak yerini aldığı söyleşide Naşit’in çocukluğu, gençliği, zirve dönemi
ve sonrası konuşuldu. Zaman zaman hissiyatın ağırlığını hissettirdiği söyleşide
özellikle Naşit’in ölümü ve çocukları Adile Naşit ve Selim Naşit’in yaşadıkları
katılımcılar tarafından dikkatle takip edildi.
“ Tiyatronun Kökeni Türklere Dayanır”
Programda Türk tiyatro tarihine dair açıklamalarda da bulunan büyük usta Rauf
Altıntak, bilgileri adeta ters düz ettirdi. Anlatılanın aksine tiyatro geleneğinin
Antik Yunan’dan değil, Uygur Türklerinden geldiğini savunan Altıntak,
Bizanslı tarihçi Anna Komnena ve Yugoslav araştırmacı M. Nikoliç’i referans
gösterdi. Altıntak, Türkler’in epik türdeki bir piyesinin M.Ö. 2000 yılında, Çin
sarayında oynandığı bilgisini paylaştı.
Bizans İmparatoru I. Aleksios Komnenos'un büyük kızı Anna’nın "Alexiade"
adlı hatıralarının kaynak gösterildiği söyleşide; I. Kılıçarslan zamanında
Selçuklu-Bizans savaşına dair de alıntılarda bulunuldu.
İşte Altıntak’ın anlatımı ile Anna’nın hatıralarından Selçuklu-Bizans gitgeli
“Şarabı fazla kaçıran Alexius, orduyu savaşa götürürken yolda ayılır ve
vazgeçer..aradan aylar geçer yine aynı durum yaşanır. İmparator Alexius
damla hastalığını ileri sürülerek devamlı yoldan orduyu geri çevirerek savaşı
ertelemektedir. Selçuklular, bu hastalığın bahane olduğunu ve imparatorun
savaştan korktuğunu anlatan bir oyunu Bizans elçilerine sarayda oynamışlardır.
Haber Yorumları




















