Mustafa Şapçı E-Ticarete taş koysan satılır mı?
Yazı Detayı
18 Mayıs 2022 - Çarşamba 23:27
 
E-Ticarete taş koysan satılır mı?
Mustafa Şapçı
info@aktuelgazete.com
 
 

Her şey bakkaldan telefonla siparişle başladı. İnsanlar istedikleri ürün ayaklarına gelsin istediler. Çok da güzel bir şeydi telefonu kaldır ekmek kapına gelsin. Sonra pizzacılar evlere servise başladılar. Ve son nokta artık her şey internetten gelsin durumunda. Kargo şirketleri, ödeme sistemleri, günümüzde sadece e-ticarette çalışıyorlar. Bir muhabbettir dönüyor, İnternete taş koysan, satılır mı? İşte yazılarımda bunları anlatacağım ama genel bir durum tespiti yapalım.

Bizde her şey Türk usulü… Sokaktaki seyyar satıcıda, internetin başındaki yazılımcı da. Her şey her iş Türk usulü. Öyle diyor Profesör Acar Baltaş… Yani anlayacağınız literatüre geçmiş “Türk Usulü İş yapmak” diye bir kavram var. E-ticaret dünyasında da bu iş böyle gidiyor. Dev bir sektör ortaya çıktı ve milyarlarca lira bu sektör içinde dönüyor. Fakat sektör sorunları ile büyüyor. Bu sorunlardan büyük işletmelerde, küçük işletmelerde payını alıyor.

E-ticaret kendisi gibi birçok sektöre de kan, can oldu. Bunları söylemeden edemeyeceğim. Ödeme sistemi şirketleri, Kargo firmaları ve ambalajcılar, e-ticaret sektöründen nemalanan sektörlerden bazıları. Az önce söylediğim gibi milyarlar bu sektörlerin içinden geçiyor, on binlerce kişi de bu alanlarda çalışıyor.

Geçtiğimiz 7 ay 13 bin kadar şirket ve kişi e-ticaret için adım atmış. Bunlardan ayakta kalan ise sadece 300’e yakın şirket ve kişi. Belli ki bu yatırımcıların pek çoğu TV reklamlarından etkilenmiş ve hadi bizde e-ticaret yapıp, para kazanalım demişler. E-ticarete hızla artan merakın nedeni biraz da pandemi süreci. Çünkü Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan’ın tespitine göre tüm dünyada dijital girişimler tam 10 yıl ileri gitmiş. Kervan yolda düzülür diyerek e-ticaret koşusuna başlayan 13 bin girişimciden daha ilk varyantta 12 bin 700’ü dökülmüş. Kalan 300’ü ise ayakta kalma ve e-ticaret dünyasına tutunabilmek için savaş veriyor.

Burada soru şu ise “Bu duruma neden ve nasıl geliniyor?” İşte cevabı: E-ticaret dünyası reklamları, haberleri ve duyumları ile çok cezbedici bir dünya.  İşte öldüren cazibenin sırrı ise şu lafta “İnternete taş koysan satılır” evet satmasını bilen satar. Ama satmasını bilmeyençde o taşın altında kalır.

Hata nerede ve kimde? 

Geçtiğimiz hafta içinde genç bir girişimci ile karşılaştım. Kendisi 24 yaşında.. Bilişim dünyasına ilk olarak arama motorlarını merak ederek başlamış. Daha 17 yaşındayken bazı algoritmaları çözmüş ve bundan para da kazanmış. Sonrasında şimdilerde çok moda olan bir uygulamayı hayata geçirmeye çalışmış. Ancak o günlerde seçtiği yazılım şirketi onu ciddi şekilde aldatmış. Genç girişimcimiz e-ticaret dünyasına adım attığı ilk yılda dükkanı tam 700 bin lira borçla kapatmış. Pekineymiş bu aldatmanın hikayesi. Bu konuya çok girmeden kısaca şöyle anlatayım. Genç girişimcimiz sormuş yazılım şirketine, o var mı? Var.. Bu var mı? Var… Bu yapılır mı? Yapılır.. Bu yazılım uçar mı? Uçar… Bu, e-ticaret yazılımı içinde her şey varmış. Fakat uygulamaya gelindiğindiğin ise bunun hiç de böyle olmadığı görülmüş. Sonuçta çiçeği burnunda girişimcimiz batmış. Borcunu ödemiş ama bununla kalmamış kendisini aldatan yazılım şirketine bir de dava açmış. Bu davada 7 yıldır sürüyormuş.

E-ticaret dünyası filizlenmeye başladığı sırada bu sektörü oluşturmak için pek çok şirket kuruldu. Pek çok girişimci ortaya çıktı. İşte o zamanlar, faaliyete geçen yazılımcılar da girişimcimler de  birbirini şekillendirdi. Meydan boştu ve e-ticaret yapmaya başlayan herkes başarıdan başarıya koştu. Tatlı kazançlar hem e-ticaret girişimcilerini hem de yazılımcılarını mutlu etti. Böylece ortaya dev bir sektör ve yüzlerce e-ticaret firması çıktı. Günümüzde binlerce kişi ve kuruluş e-ticaret yapmak için girişimlerde bulunuyor. E-ticaret dünyasında günümüzde dört kuşak girişimciler oyuncu olarak karşımıza çıkıyor. Bunların bazıları başarılı işlere imza atıyor, büyük çoğunluğu ise ciddi zararlarla sektörden çekiliyor. Bu zararlar ve başarısızlıklar hem sektöre hem de ülke ekonomisine zarar veriyor.

Hangi Noktadayız.

Birçok e-ticaret yazılım şirketinin yaşam süresi kelebeğin ömründen kısa oluyor. Çünkü, kimse ‘Türk Usulü’ iş yapma sevdasından vazgeçmiyor. Ben yaparım olur mantığı ile hareket eden pek çok girişimci var. Oysa yazılım şirketleri kendilerini son dönem içinde ciddi şekilde geliştirdi. Müşterilerine ücretsiz danışmanlık hizmetleri sunuyorlar. Örneğin Open Cart ve Magento gibi ücretsiz yazılımlara benzeyen yazılımları ile hizmet sunan Proticaret’in sahibi Süleyman Zafer Kuzucu, bir e-ticaret savaşçısı olan Ticimax’in kurucusu Cenk Çiğdemli ya da yüzlerce e-ticaret girişimcisine yön veren T-Soft markasının sahibi Ömer Arıkan ve uzun çabalarla e-ticaret dünyasın kalıcı bir yer edinen İdeasoft’un kurucusu Seyhun Özkara gibi 11 e-ticaret yazılım şirketi, daha kapılarını girişimcilere açıyor. Kılavuz, kaynak olmadığı için e-ticaretin her konusunda dene, yanıl yöntemi ile hareket eden ve dolayısıyla kaybederek kazanmayı öğrenmiş yazılım şirketi sahipleri ve kadrolarının ciddi deneyimleri var. Her biri deha sayılabilecek nitelikte olan markalaşmış bu isimler girişimcilerin yanında. Onlar bu deneyimleri e-ticaret girişimcilerinin kullanımına sunuyorlar. Sayın Ticaret bakanımız Mehmet Muş, e-ticaret konusunda bu şirketlerin kat ettikleri zorlu yolları inceletmeli. Bu uğraş ile e-ticaret şirketlerinin deneyimleri göz ardı edilmemiş olur. Sektörü oluşturan e-ticaret yazılım firmalarının deneyimlerinde faydalanılmalı. Bu kadar deneyime rağmen bir araya gelmekte zorlanan ve bir otorite oluşturamayan bu şirketler, devlet eliyle zorunlu olarak bir masada buluşturulmalı. Bu sayede e-ticaret girişimcileri de e-ticaretin yazılımcıları da bir şekilde kalibre edilebilir. Böylece az önce sizlere bahsettiğim genç girişimciye büyük zarar veren merdiven altı şirketleri ortaya çıkmaz.

E-ticarette yeni soluk: ELİDER 

Birde ELİDER var… Başkanı genç, dinamik vizyon sahibi. E-ticaret konusunda kararlı adımlar atıyor. ELİDER, yani Elektronik Ticaret Derneği yeni kuruldu. Fakat çok kısa zamanda 300’ü aşkın üyeyi çatısı altında topladı. Kısaca e-ticarettin sahibi olmayı hedefliyor. Görünen o ki ELİDER e-ticarete kısa sürede çok iş başaracak. Ve yolu hiçbir şekilde e-ticaretten geçmediği halde bu işten nemalananlara da gereken dersi verecek.

Bir e-ticaret odasının kurulma zamanı geldi…

Altın değerinde 11 şirket ve bunların kadrolarından bahsediyoruz. Bu 11 şirket Türkiye’de e-ticaret sektörünün oluşması için uğraş verdi. Bir taraftan keskin rekabet, diğer taraftan yoğun iş temposu bunların bir araya gelmesine engel oldu. Durum böyle olunca bilgi ve deneyimlerde parçalı bir halde oldu. Şimdi, Ticaret Bakanlığının uygulaması olan Etbisile Güven Damgası uygulamalarının yanında e- ticaret yazılım üreticilerini çatısı altında toplayacak bir güçlü STK olmalıdır. Bu da basit bir dernek değil, mutlaka bir oda olmalıdır. Çünkü her geçen gün gelişen, e-ticaretten evrilerek e-ihracata dönen bir sektör ile karşı karşıyayız. Ayrıca, kargosu, ödeme sistemi, hostingi, ve diğer birçok sorunu da içinde barındıran sektör artık basit bir dermek temsil edemez.

 
Etiketler: E-Ticarete, taş, koysan, satılır, mı?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı