SADECE HEPİMİZİN !... İnş. Müh. Ayhan Karcı ayhankarci@mynet.com1 Şubat 2012 Çarşamba 16:27
“Ağaca çıkmak istiyorsan yıldızları hedef almalısın “ demiş KONFİÇYUS. Milletimizin idealleri de, iddiası da her zaman büyük olmuş, bu büyüklük fark edilmiş başka milletlerin de yüzyıllar boyu mutluluğuna dönüşmüştür. Ecdadımızdan devraldığımız bu sosyo genetik yapımız, ikibinli yılların sorunlu ve çözüm arayan tüm ülkelerinin de rol modeli haline gelmiştir. Ancak bugün bu sosyo genetik yapımızı önemli bir revizyondan geçirmemiz gerektiği ihtiyacı hasıl oldu. Buna, kimsenin itirazı yok. Heyecanla tüm aktörler üzerine düşeni yapmanın gayretine girmiş durumda. Evet doğru tahmin ettiniz. YENİ ANAYASAMIZ’dan bahsedeceğim. Bizim olan, herkesin sahipleneceği, üzerine titreyeceği, korumasını doya doya hissedeceği ve çocuklarına EVET biz yaptık diyebileceği… Nasıl yaptınız sorusuna; 74.724.000 kişinin hep bir ağızdan; çünkü biz birbirimizi başkalarının bizleri sevdiğinden daha çok seviyoruz ve daha çok düşünüyoruz diyerek söze başlayıp cevaplarcasına… Mevcut anayasamızın (1982) otuz yıllık sürede 17 defa değişmiş olması, sürekli travma yaşayan toplumumuzun ihtiyaçlarını artık karşılamadığı gerçeğini ortaya koymuştur. Bu hantallaşan anayasa’nın değişmesi gerektiği, statüko dışındaki kitlenin ortak beklentisi olmuştur. Yüzde 87 gibi büyük bir katılım ve yüzde 95 gibi yüksek bir temsil yapısına sahip 24. Dönem TBMM üyesi dört siyasi partinin, milletimizden almış olduğu yetkiyi uzlaşarak YENİ ANAYASAMIZ’ın hazırlanmasında kullanması, isimlerini tarihe yazdıracak kadar özel ve önemlidir. Lütfen şahsi beklentiler ve egolar bu süreçte ertelensin. Bu Anayasa’da dileriz ki, ideolojik, etnik ve siyasi talepler değil, vatandaşımızın temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alacak ve onlara hukukun en üst korumasını sağlayacak talepler göz önüne alınsın. Sivil-asker ilişkilerinin sadece fotoğrafa yansıyan görüntü olmaktan çıkıp "geri dönülmez” bir ilkeye dönüşmesini YENİ ANAYASAMIZ’la güvence altına alalım. Aksi halde verilen yeni bir fotoğrafla eskiye dönebiliriz. Kurumsallaşma demek, demokratik kazanımların bir kişiye, partiye v.s.bağlı ve bağımlı olmaktan çıkması; temel hukuksal metinlerle güvence altına alınması demektir. İnsanlar artık “diken üstünde” bir rejim değil ilkelerle bağlanmış kurumların işleyişine kazınmış, kalıcı ve öngörülebilir bir hukuk rejimi istiyorlar. Bu nedenle talep de beklenti de yüksek… YENİ ANAYASAMIZ; Meclisin, Cumhurbaşkanının, Başbakanın, bürokrasinin, yargının, üniversitelerin görev ve yetkilerini yeniden belirleyecek, vatandaşın kim olduğu, hangi ilkelerle eğitileceği, kime sadık kalacağı gibi önemli konuları çözüme kavuşturacaktır. Ancak!.. YENİ ANAYASA sıfır sorunlu bir TÜRKİYE vaadetmiyor. Lütfen bunun farkında olalım. En büyük hizmeti vatandaşın ve sorunların çözüm temsilcisi sivil siyasetin elini güçlendirmesi olacaktır. En güzelini yapacağımız iddiası ve umuduyla sorumlu ve görevli olduğumuzu da unutmayalım … Selam ve saygılarımla. Köşe Yazısı Yorumları Yorum EkleBu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
1979 San Francisco, California'da Dan White'ın Harvey Milk ve George Moscone cinayetlerinden minimum cezayı almasına karşı 'White Night Riots'(Beyaz Gece Ayaklanması) yaşandı.