EDEBİYATA NESNEL BAKIŞ

Şiir bir dil işçiliğidirkelimelerin büyüsünde dans etmektir ama ağırlıklı paydası yetenektir , yetenek varsa geliştirilir . Şiir yazmak hem çok zordur hem de herkes bir şeyler karalayabilir ama kelime hazinesi az mı çok mu bakınca pat diye ele verir kendini. Bu yüzden  ille de  okumak, ille de  okumak ; düşünce ve okuma tembelliğinden uzak kalmak gerekir.

Şairler genelde yorumcularla karıştırılır  oysa ki bu ikisi birbirinden farklı alanlardır heykeltraşın cok iyi bir ressam olmak zorunda olmaması gibi şair de iyi bir yorumcu olmak zorunda değildir ; nitekim ünlü şairlerin hepsinin de iyi bir yorumcu( hatip) olduğu söylenemez . Bu yüzden de şairlikle hatipliği (belagat sanatını ) karıştırmamak  yani sapla samanı iyi ayırt etmek gerekir .Ağlatabilirsiniz  , his de  verebilirsiniz  ama şiire  değil, şiir gibi gözüken metinlere . Kendimizi  geliştirmediğimizde  ne yazık ki durum bu .Nitekim  Necip Fazıl , Mehmet Akif , Nazım Hikmet gibi değerli şairler  yanında bizler ancak şiirimsi metinlerle meşgulüz ; adımıza ise şair  değil ,  dil  işçileri demek uygun düşer ancak. 

Bunun için yapılması gereken şeyse Türkçeyi doğru  kullanan kişilerden feyz almak;  Türk Edebiyatının beslendiği kaynaklara inmektir .Demek ki emek , emek, sürekli  emek gerekir .Türkçeyi doğru kullananlardan biri de Cemal Süreya mesela , bu gibi değerlerin eserlerimutlaka okunmalı .

Yetenek temel nokta , o varsa yolunuz açık demektir çünkü  yetenek olmadığında ne kadar çabalanırsa çabalansın nafiledir ne var ki çalışmadan sadece yeteneğe güvenmek de yanlıştır .Önemli olan kendimizi iyi analiz etmektir .

Tüm bunları yaparken kendimize ne kadar dürüstüz peki ?

Başarmak istiyorsak kendimizi olduğumuz gibi görmeliyiz yani ne olduğumuzdan az ne de çok .  Kendini bilen  Rabbini bilir  , kendini bilen gelişir; kendi kusurlarını görense  bilgedir . İnsan kendi başarı ve mutluluğunu aslında kendi yaratır ; bu yüzden kimseyi suçlamamak ,  küçümsememek , kibirden uzak bir şekilde kendimizin en büyük eleştirmeni olmamız gerekir çünkü kibir  yolumuzu köreltir , hasetse  egoya, bireysel bakışa , gereksiz eleştiri  hatta iftiralara sebebiyettir .

Sanatın özü aşktır . Allah şükür ki aşkı insanların içine yerleştirmiş  ,sanatı aşkla icra etmeliyiz çünkü sanat aynı zamanda zevk alanı olmalıdır.O ki yarış yeri değil varış yeri; birbirimizde kusur bulma yeri değil aksine ortak bir tecrübe ve  bilgi  havuzundan beslenip , biz olmaktır.Edebiyatsa , kelimelerin o ahenkli büyüsünde insanı ve yaşamı anlamaktır . Desteklerimizle kapatmaktırtüm kusurları , üstelik de  çabaları  oyun ve eğlenceye çevirerek.Edebiyata katkı sağlamaktır böylece . 

Her şey ne eğitim ne de diksiyondur  bunlar tek başına yetmez şayet  yetenek yoksa , ne de her şey salt yetenektir kendimizi  eğitimle  tamamlayamadıktan sonra . Bir şeyler eksik olabilir hiç sorun değil ; önemli olan sürekli üretmektir ve üretmek  tembelliğe  yeğdir . Mükemmel olsaydık zaten şair olurduk, Sezai Karakoç , Cemal Safi ,  heceyi mükemmel başaran Necip Fazıl olurduk ... Her birimizde  eksik kusur olacak ki  emeğe koşalım . Asil insanlar eksiğe hata demez ; şöyle olsa daha iyi olabilir der ustalık da budur  ve bu tarz bir yol gösteriş, öğreterekilham vererek geliştirir .Tüm bunlarsa paylaşarak olur çünkü ortak paydada daha iyi gelişilir . Bunun yolu da önce egoları yenmek , sonra çekememezliğin tuzaklarından uzak durmak  ve takdir etmeyi bilmektir Çalışmalı , çabalamalı , emek harcamalı .

Tüm iyi niyetlerimizi  kuşanıp yettiğimiz kadar ,yetebildiğimiz  kadar gönlümüzce  .

GAYE DİLEK GEZER 


Yorumlar()
Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*




(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)
AnketAnket



Çok Okunanlar Çok Okunanlar
Son YorumlarSon Yorumlar
Anasayfa'ya Git Anasayfa
Foto Galeri Foto Galeri
Video Galeri Video Galeri
Yazarlar Yazarlar
Yazarlar Künye
Yazarlar İletişim
Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Codec Haber