Epstein Dosyalarında Yeni Detay: Kritik Madenler ve Nadir Toprak Elementleri Gündemde
ABD’de reşit olmayanlara yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı suçlamalarıyla yargılanırken hayatını kaybeden milyarder Jeffrey Epstein hakkında açıklanan yeni belgeler, dikkat çekici bir başka alanı daha ortaya çıkardı.
Kamuoyunda daha çok finans ve siyaset bağlantılarıyla bilinen Epstein’in, aynı zamanda kritik madenler ve nadir toprak elementleri konusuna sistemli biçimde ilgi duyduğu belirlendi.
Epstein’e Düzenli Jeopolitik Brifingler Gönderilmiş
30 Ocak’ta açıklanan belgelere göre Epstein’e, özellikle nadir toprak elementlerinde küresel tedarik rekabetine dair analizlerin belirli aralıklarla iletildiği görülüyor.
Dosyalarda yer alan sunumların klasik bir maden raporundan çok, jeopolitik risk değerlendirmesi niteliği taşıdığı ifade ediliyor.
Çin Hakimiyetine Karşı Alternatif Arayışı
Belgelerde nadir elementler, enerji dönüşümü ve yüksek teknoloji üretiminin vazgeçilmez hammaddeleri olarak tanımlanıyor.
Sunumlarda Çin’in bu alandaki baskın rolü vurgulanırken, dünya üretiminin çok büyük bölümünü kontrol ettiği belirtiliyor. Bu durumun küresel tedarik zincirinde ciddi bir stratejik risk oluşturduğu aktarılıyor.
Moğolistan “Stratejik Fırsat” Olarak Sunulmuş
Dosyalarda en fazla öne çıkan ülkelerden biri Moğolistan oldu. Epstein’e gönderilen yatırım sunumlarında Moğolistan, Çin dışındaki alternatif tedarik merkezlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Ülkenin nadir elementlerin yanı sıra uranyum, bakır, altın ve kömür gibi kaynaklarıyla yatırımcılar için “önemli fırsatlar” sunduğu ifade ediliyor.
Ancak Moğolistan ihracatının büyük ölçüde Çin’e bağlı olmasının aynı zamanda risk taşıdığı da not ediliyor.
Enerji Dönüşümü ve Teknoloji Rekabeti Vurgusu
Belgelerde nadir elementlerin, hibrit araçlardan savunma sanayine kadar birçok alanda kritik öneme sahip olduğu belirtiliyor.
Çin’in üretimi kısarak fiyatları yükseltmesi ve dış alıcıları ülke içinde üretime zorlaması da küresel piyasalarda baskı unsuru olarak değerlendiriliyor.
Yatırım Önerileri ve Üst Düzey Yazışmalar
Dosyalarda Epstein’e nadir elementlere yönelik yatırım fonları önerildiğine dair e-posta içerikleri de yer alıyor.
Ayrıca ABD Başkanı Donald Trump’ın eski danışmanı Steve Bannon ile yapılan yazışmalarda Çin’in stratejik mineraller üzerinden küresel gücünü artırdığına dair değerlendirmeler dikkat çekiyor.
Belgeler, Epstein’in yalnızca finansal yatırımlar değil, aynı zamanda kritik hammaddeler üzerinden şekillenen küresel güç rekabeti konusunda da bilgilendirildiğini ortaya koyuyor.








