
Nizam Eren ile Sinema Hafızası ve Kültürü Üzerine: Sektörün Tanıklıkları ve Gerçekleri
Sinema sektörüne kazandırdığı yeniliklerle adından söz ettiren Nizam Eren, "Hikayesi Olan Filmler" kitabı ışığında sinemamızın geçmişine, sansür mekanizmalarına ve sektörde yaşanan ilginç tanıklıklara dair önemli açıklamalarda bulunuyor.

Nizam Eren ile Sinema Hafızası ve Kültürü Üzerine
Nizam Eren, Marjinal Kültür Yayınları’ndan çıkan Hikayesi Olan Filmler adlı kitabında sinema sektöründeki uzun yıllara dayanan deneyimlerini, tanıklıklarını ve sektörün dinamiklerini bir araya getiriyor. Söyleşide sinemamızın dünü, bugünü ve geleceğine dair öne çıkan başlıklar:
-
Sektöre Kazandırılan Kavramlar: Nizam Bey’in biyografisinde yer alan “Sinema sektörüne barter ve promosyon kavramlarını yerleştirmesi” ve “Sabah basın gösterimlerini başlatan kişi olması” gibi adımların hem kendisi hem de sektör açısından taşıdığı anlam ele alınıyor.
-
Dijital Bilgi Kirliliği ve Basılı Taşınma: Türk sinemasının 2000 öncesi ve sonrası dönemleri karşılaştırılarak, internet ortamındaki bilgi kirliliği içinde kendi tanıklıklarını takip ederken karşılaştığı yanlışlar ve yalanlama ihtiyacı duyduğu haberler sorgulanıyor.
-
Sektördeki İstismarlar: Hasan Sabbah filmi projesi adı altında 10 bin Dolar avans alınıp gidilmesi örneğindeki gibi, sinema ortamında bu tür kolay istismarların ve denetimsizliklerin neden kaynaklandığı üzerinde duruluyor.
-
Danışma ve Araştırma Eksikliği: Özen Film sürecinde yaklaşık 20 yılını geçiren Nizam Eren’in işvereni uyarmasına rağmen dinlenmemesi örneği üzerinden; sinemacıların maddi ve zamansal kayıplarını önleyecek bağımsız araştırma veya danışma kurullarının eksikliği tartışılıyor.
-
Tunç Başaran ve Belgesel Projesi: Tunç Başaran’ın son filmi Vesaire Vesaire sürecindeki yakın çalışmasına ve ilerleyen dönemlerde bir Tunç Başaran belgeseline öncülük edip etmeyeceğine dair beklentiler dile getiriliyor.
-
Arzu Film, Restorasyon ve Kesintiler: Arzu Film bünyesindeki bazı Kemal Sunal filmlerinin dijitale aktarılması ve restorasyon süreçlerinde bazı sahnelerin eksilmesi durumunun teknik gerekçelerden mi yoksa farklı bir sansür mekanizmasından mı kaynaklandığı soruluyor.
-
Sansür ve Yasaklama Tutumu: Kitapta geniş yer verilen sansür ve yasakların hedefine ulaşıp ulaşmadığı ve sektörün bu engellemelere karşı nasıl bir duruş sergilemesi gerektiği sorgulanıyor.
Tarihi Bir Düzeltme Notu
Söyleşide ayrıca kitaptaki tarihi bir bilgiye dikkat çekiliyor: Bu Vatanın Çocukları filminde Yılmaz Güney'in rol alması ve Yaşar Kemal yerine sansür polisinin adının yazılması hikayesinde, filmin 1958’de çekilip 1959’da gösterime girdiği, o dönemde henüz Antalya Film Festivali düzenlenmediği için ödülün bu festivalde verilmiş olmasının mümkün olmadığı ifade edilerek kitabın baskısı öncesinde düzeltilmesi tavsiye ediliyor.













