“Tüm Muhtarlar Sendikası’ndan ADNKS Yetkileri İçin Anayasal Rapor”
Tüm Muhtarlar Sendikası, adres kayıt süreçlerinde muhtarlık yetkilerinin korunması ve güçlendirilmesi gerektiğini belirterek ADNKS uygulamalarına ilişkin anayasal ve hukuki değerlendirme raporu yayımladı.

TÜM MUHTARLAR SENDİKASI'NIN
MUHTARLIK KURUMUNUN ADRESE DAYALI NÜFUS KAYIT SİSTEMİ SÜREÇLERİNDEKİ YETKİLERİNİN KORUNMASI VE GÜÇLENDİRİLMESİNE İLİŞKİN
ANAYASAL VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME RAPORU
I. RAPORUN AMACI VE KAPSAMI
Bu rapor, Tüm Muhtarlar Sendikası adına; muhtarlık kurumunun anayasal statüsünü, yerel kamu yönetimindeki vazgeçilmez rolünü ve Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) uygulamaları kapsamında muhtarlık yetkilerinin fiilen daraltılmasının doğurduğu hukuki, idari ve kamu düzenine ilişkin sakıncaları ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır.
Raporun temel amacı; muhtarlıkların adres kayıt süreçlerinde yeniden etkin, yetkili ve hukuki güvence altına alınmış bir aktör hâline getirilmesi gerektiğini anayasal ve yasal dayanaklarıyla ortaya koymak ve ilgili kamu kurumlarına çözüm önerileri sunmaktır.
II. MUHTARLIK KURUMUNUN ANAYASAL STATÜSÜ
Muhtarlık kurumu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 127. maddesi kapsamında yerel yönetim sisteminin mahalle ölçeğindeki temel idari birimidir.
Muhtarlar:
• Halk tarafından seçilen,
• Devleti mahallede temsil eden,
• Kamu gücü kullanan,
• Yerel kamu düzenini ve idari koordinasyonu sağlayan
anayasal nitelikte kamu görevlileridir.
Bu anayasal statü gereği, muhtarlıkların yetkilerinin idari düzenlemeler veya uygulama tercihleriyle etkisizleştirilmesi, yerinden yönetim ilkesine, hukuk devleti anlayışına ve Anayasa’nın 127. maddesinin özüne aykırıdır.
III. YERİNDEN YÖNETİM VE YERELLİK (SUBSİDİARİTE) İLKESİ
Kamu yönetiminde temel ilke; kamu hizmetlerinin vatandaşa en yakın idari birim tarafından yürütülmesidir.
Adres tespiti, fiilî ikamet doğrulaması ve nüfus hareketlerinin izlenmesi; yerel bilgi, saha gözlemi ve mahalle gerçekliği gerektiren bir kamu görevidir.
Bu nedenle bu yetkinin:
• Mahalle ölçeğindeki en yetkin idari makam olan muhtarlıklardan uzaklaştırılması,
• Merkezi ve dijital beyan esaslı bir sisteme indirgenmesi
yerellik ilkesinin ihlali anlamına gelmektedir.
IV. ADNKS UYGULAMALARINDA SAHADA ORTAYA ÇIKAN SORUNLAR
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’nin mevcut uygulaması sonucunda:
• Fiilen oturulmayan adreslerde kayıtların devam ettiği,
• Mükerrer ve hatalı adres kayıtlarının arttığı,
• Sahte veya gerçeğe aykırı adres beyanlarının oluştuğu,
• Mahalle ölçeğinde fiilî ikamet gerçekliği ile resmî kayıtların örtüşmediği
sahada açık biçimde gözlemlenmektedir.
Nitekim, Kaymakamlıklar tarafından site yönetimleri ve muhtarlıklara gönderilen resmî yazılar da bu uyumsuzluğu açık biçimde ortaya koymaktadır.
Muhtarlıkların sürecin dışında bırakılması; hukuki kayıtların fiilî gerçeklikten kopmasına yol açmaktadır.
V. MUHTARLIKLARIN DIŞLANMASININ KAMU DÜZENİNE ETKİLERİ
Yanlış veya eksik adres kayıtları:
• Seçim listelerinde hatalara,
• Sosyal yardım ve kamu desteklerinde suiistimallere,
• Suç soruşturmalarında adres karmaşasına,
• Afet ve acil durum yönetiminde koordinasyon sorunlarına,
• Belediye hizmet planlamasında veri hatalarına
neden olmaktadır.
Bu durum, yalnızca idari değil; kamu düzeni, kamu güvenliği ve hukuki güvenlik açısından ciddi bir risk oluşturmaktadır.
VI. MUHTARLIKLARIN ADRES KAYITLARINDAKİ HUKUKİ DAYANAĞI
Muhtarlıkların adres ve yerel nüfus süreçlerinde rol almasının hukuki temelleri:
• Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (md. 2, 5, 127)
• 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu
• 4541 sayılı Mahalle Muhtarları ve İhtiyar Heyetleri Kanunu
• Hukuk Devleti İlkesi
• Kamu Hizmetlerinde Etkinlik ve Doğruluk İlkesi
Muhtarlıklar, bu mevzuat çerçevesinde yerel kamu düzenini tamamlayıcı anayasal kamu otoriteleridir.
VII. MUHTARLIK YETKİLERİNİN DARALTILMASININ ANAYASAL SAKINCALARI
Muhtarlıkların adres kayıt süreçlerinden fiilen dışlanması:
1. Yerel Yönetim Yetkilerinin Aşındırılmasıdır
Bu durum yerinden yönetim modeline açık aykırılık teşkil etmektedir.
2. Hukuk Devleti İlkesini Zedelemektedir
Fiilî gerçeklikle uyuşmayan kamu kayıtları, hukuki güvenilirliği zayıflatmaktadır.
3. Kamu Hizmetlerinde Adalet ve Eşitliği Bozmaktadır
Yanlış adres kayıtları, kamu hizmetlerine erişimde eşitsizlik yaratmaktadır.
VIII. HUKUKİ VE KURUMSAL ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
1. Muhtarlık Onayı Zorunluluğu Getirilmelidir
Adres değişikliği yapan vatandaşların:
• Kira sözleşmesi,
• Adres beyanı,
• Fiilî ikamet kanıtlarıyla
öncelikle muhtarlığa başvurması hukuki yükümlülük hâline getirilmelidir.
2. Muhtarlıklara Yerel Doğrulama ve Bildirim Yetkisi Verilmelidir
Muhtarlıklar:
• Şüpheli adres kayıtlarını bildirme,
• Gerçeğe aykırı beyanları raporlama,
• Fiilî ikameti yerinde doğrulama
yetkisine sahip olmalıdır.
3. ADNKS Süreçlerinde Muhtarlıklar Resmî Paydaş Olmalıdır
Muhtarlıklar sistemde pasif izleyici değil, hukuken yetkili paydaş olarak tanımlanmalıdır.
4. Mevzuatta Açık Düzenleme Yapılmalıdır
Muhtarlıkların adres kayıt süreçlerindeki rolü kanun seviyesinde açık ve bağlayıcı hükme bağlanmalıdır.
IX. SONUÇ VE KURUMSAL TALEP
Muhtarlık kurumu, Türk idari sisteminde yalnızca sembolik bir yapı değil;
anayasal güvence altına alınmış, mahalle ölçeğinde devletin fiilî temsilcisi ve yerel kamu düzeninin temel taşıdır.
Adres kayıt süreçlerinden muhtarlıkların dışlanması:
• Yerinden yönetim ilkesini zedelemekte,
• Kamu düzenini zayıflatmakta,
• Hukuki güvenliği sarsmakta,
• Kamu hizmetlerinin doğruluğunu düşürmektedir.
Tüm Muhtarlar Sendikası olarak talebimiz;
muhtarlıkların Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi süreçlerinde yeniden etkin, yetkili ve anayasal güvence altında bir aktör hâline getirilmesi,
vatandaşların adres değişikliklerinde muhtarlığa uğrama yükümlülüğünün yasal zorunluluk olarak düzenlenmesi ve
yerel doğrulama mekanizmasının hukuki statüye kavuşturulmasıdır.
Bu düzenleme; anayasal gereklilik, kamu düzeni ihtiyacı ve sahadaki fiilî gerçekliğin zorunlu bir sonucudur.
Selami Aykut
Tüm Muhtarlar Sendikası Genel Başkanı








