Zorunluluktan Doğan Bir Kitap; YANARDÖNGÜ
Jelizya, son kitabı Yanardöngü ile edebiyat dünyasında dikkat çeken bir çıkış yaptı. Kitap, ilhamla değil; hayatın dayattığı gerçeklerle, ekonomik sıkışmışlıkla ve zorunlu bir karar anında ortaya çıktı.
Jelizya, kitabın ortaya çıkış sürecini romantize etmeden anlatıyor. Yaşadığı maddi zorluklar, artan borçlar ve bulunduğu alandan ayrılmak zorunda kalması, onu hızlı ve radikal bir üretim sürecine itti. Bu süreçte elinde olan tek imkân, yazıydı.
Yanardöngü, yazarın kişisel bir çıkış arayışından doğarken, bireysel olduğu kadar kolektif bir duygulanıma da temas ediyor. Kitap; sıkışmışlık, çaresizlik, hayatta kalma refleksi ve içsel döngüler üzerine kurulu metinlerden oluşuyor. Okuyucuya, idealize edilmiş bir başarı hikâyesi sunmak yerine, gerçek bir yaşam kesitiyle yüzleşme alanı açıyor.
Ayça Yıldırım, üretimin her zaman ilhamla başlamadığını vurguluyor. Ona göre bazı metinler, “hazır olunduğunda” değil, başka bir seçenek kalmadığında yazılıyor. Yanardöngü de tam olarak bu noktada, zorunluluğun yaratıcılığa dönüştüğü bir yerde duruyor.
Kitap, kısa sürede okurların dikkatini çekerek sosyal medyada paylaşılan alıntılarla ve kulaktan kulağa yayılan önerilerle görünürlük kazanmaya başladı. Yanardöngü, edebiyatın yalnızca estetik bir alan değil, aynı zamanda bir hayatta kalma pratiği olabileceğini hatırlatıyor.










