
Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı: “Dezenformasyonla mücadele milli güvenlik meselesidir”
İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, dezenformasyonla mücadelenin artık milli güvenlik meselesi olduğunu söyledi.

Yiğitbaşı, günümüzde iletişimin yalnızca bilgi aktarmaktan ibaret olmadığını belirterek, kurumların hedeflerine ulaşmasında planlı ve güvene dayalı iletişim süreçlerinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
“Kamu politikaları toplum tarafından anlaşılmalı”
Stratejik iletişimin kamu politikalarının etkinliğini artıran önemli bir araç olduğunu vurgulayan Yiğitbaşı, yalnızca doğru bilginin paylaşılmasının yeterli olmadığını söyledi.
Kamu politikalarının toplum tarafından anlaşılması, benimsenmesi ve desteklenmesinin de iletişim süreçlerinin temel hedefleri arasında yer aldığını belirten Yiğitbaşı, kurumların vatandaşlarla güven ilişkisi kurmasının önemine değindi.
KADES örneği: 9,5 milyondan fazla indirme
İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalardan örnek veren Yiğitbaşı, Kadın Destek Uygulaması (KADES)'in stratejik iletişim ile kamu hizmetlerinin birleştiği önemli örneklerden biri olduğunu söyledi.
KADES uygulamasının 9,5 milyondan fazla indirildiğini belirten Yiğitbaşı, kamu spotları, sosyal medya çalışmaları ve bilgilendirme faaliyetleriyle uygulamanın bilinirliğinin artırıldığını ifade etti.
“Dezenformasyonla mücadele milli güvenlik meselesidir”
Dijitalleşmeyle birlikte yanlış bilgi ve manipülasyonla mücadelenin daha önemli hale geldiğini belirten Yiğitbaşı, dezenformasyonun artık yalnızca iletişim alanının değil, güvenlik politikalarının da konusu olduğunu söyledi.
Yiğitbaşı, “Dezenformasyonla mücadele bir milli güvenlik meselesidir” değerlendirmesinde bulunarak, kamu kurumlarının doğru bilgi üretme ve yayma kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Yapay zekâ ve yeni nesil tehditlere dikkat çekti
Stratejik iletişim süreçlerinde yapay zekâ, büyük veri analizi ve sosyal medya analizlerinin daha etkin kullanılması gerektiğini belirten Yiğitbaşı, deepfake ve yapay ses teknolojileriyle oluşturulan sahte içeriklere karşı kurumların hazırlıklı olması gerektiğini dile getirdi.
Kriz dönemlerinde güvenlik çalışmalarının yanı sıra dezenformasyonla mücadelenin de eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini ifade eden Yiğitbaşı, devlet, medya ve sivil toplum iş birliğinin önemine dikkat çekti.







