islami sohbet bizim mekan çemberleme makinası kurumsal web dini chat sohbet odaları

Bal, emek ve vefanın adresi: Kurtköy

Yalova’nın doğal güzellikleriyle öne çıkan Kurtköy’ünde, 36 yıldır köyün tek bakkalını işleten Rahman Özkan’ın hikâyesi, yöreye duyulan emek ve vefayı anlatıyor.

GÜNCEL Yayın: 29 Eylül 2026 - Salı - Güncelleme: 29.09.2026 20:03:00
Editör -
Okuma Süresi: 6 dk.
Google News

Yalova’nın merkez ilçesine bağlı Kurtköy, ormanları, dereleri, tarımsal üretimi ve özellikle kestane balıyla kentin doğal zenginlikleri arasında özel bir yere sahip. Geçtiğimiz günlerde bir grup gazeteci olarak ziyaret ettiğimiz Kurtköy’de, köyün tek bakkal dükkânının üçüncü kuşak işletmecisi Rahman Özkan’ın organize ettiği yemek eşliğinde yöre sakinleriyle bir araya geldik.

Samimi bir sohbet ortamında gerçekleşen buluşmada, Kurtköy’ün geçmişinden bugünkü yaşamına, tarımsal üretiminden arıcılığa kadar pek çok konu konuşuldu. Sohbetin merkezinde ise doğup büyüdükleri topraklara duyulan bağlılık ve Kurtköy’ün geleceğine ilişkin düşünceler yer aldı.

Yeşilin her tonuyla bezeli şirin bir köy

Yalova’dan uzaklaştıkça şehrin gürültüsü geride kalıyor. Yol, yeşilin farklı tonları arasından kıvrılarak ilerliyor. Bir süre sonra karşınıza çıkan Kurtköy ise doğayla insanın birbirine hâlâ sırtını dönmediği özel bir yöre olarak kendisini gösteriyor.

Yalova Merkez ilçesine bağlı Kurtköy; yoğun ormanları, dereleri, mağaraları, yürüyüş parkurları ve tarımsal üretim potansiyeliyle dikkat çekiyor. Köyün ekonomisinde tarım ve hayvancılığın yanı sıra arıcılık da önemli bir yer tutuyor.

Yalova’nın kestane ve ıhlamur açısından zengin florası, kenti arıcılık bakımından öne çıkarırken Kurtköy de bu üretim kültürünün önemli noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

Adı değişti, ruhu kaldı

Kurtköy’ün geçmişi de en az doğası kadar dikkat çekici. Kaynaklarda köyün 1800’lü yıllarda Delipazar adıyla anıldığı, 1890’dan itibaren ise Kurtköy adını taşıdığı belirtiliyor.

Yöreye ilişkin çalışmalarda, köyün 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında Batum’dan gelen göçmenlerin yerleşim alanlarından biri olduğu bilgisi de yer alıyor.

Kurtköy, Cumhuriyet döneminde de Yalova’nın sosyal ve ekonomik hayatının bir parçası olmayı sürdürdü. Bugün ise geçmişten gelen köy kültürü ile şehir merkezine yakınlığın oluşturduğu hareketlilik, bölgede kendine özgü bir yaşam biçiminin oluşmasını sağlıyor.

Bir köyün 36 yıllık bakkalı

Kurtköy’ün hikâyesinde Rahman Özkan’ın da ayrı bir yeri bulunuyor.

Kurtköy’de dünyaya gelen ve hayatının büyük bölümünü burada geçiren Özkan, aynı zamanda köyün üçüncü kuşak bakkalı. Tam 36 yıldır köydeki bakkal dükkânını işletiyor.

Dükkânın hikâyesi Rahman Özkan’ın dedesiyle başlamış. Yıllar önce dedesi tarafından açılan bakkal, daha sonra oğlu yani Özkan’ın babası tarafından işletilmiş. Ardından dükkân Rahman Özkan’a geçmiş.

Bugün köyde alışveriş yapılan sıradan bir bakkal dükkânından çok daha fazlası olan işletme, adeta Kurtköy’ün simgelerinden biri haline gelmiş durumda.

Çünkü küçük bir köy yerleşiminde bakkal, aynı zamanda hayatın nabzının attığı yerlerden biri. Kim gelir, kim gider; kimin neye ihtiyacı vardır, köyde ne konuşulur, hangi evde ne yaşanır… Rahman Özkan, 36 yıldır bütün bunların doğal ve sessiz tanığı.

Bakkaldan arıcılığa uzanan yolculuk

Özkan’ın Kurtköy’le bağı yalnızca bakkallıkla sınırlı değil. Aynı zamanda yörenin önemli değerlerinden biri olan arıcılıkla da uğraşıyor.

Dolayısıyla doğayla kurduğu ilişki, sadece yaşadığı çevrenin güzelliğini seyretmekten ibaret değil. Ormanın, çiçeğin, ağacın, suyun ve arının hayatın devamlılığındaki yerini yakından biliyor.

Yöreye özgü kestane ağaçlarının yoğun olduğu Yalova coğrafyası, arıcılık açısından önemli bir doğal kaynak oluşturuyor. Yalova Kestane Balı’nın 2024 yılında coğrafi işaretle tescillenmiş olması da bu değerin yerel bir üründen daha geniş bir tanınırlığa ulaştığını gösteriyor.

Kurtköy’de ise bu değer doğrudan günlük yaşamın bir parçası olarak varlığını sürdürüyor.

Gazeteciler aynı sofrada buluştu

Kurtköy ziyaretimizde bizi karşılayan yalnızca Rahman Özkan değildi. Yörenin önde gelen isimleri ve köy sakinleriyle birlikte samimi bir sohbetin parçası olduk.

Ortak bir sofranın etrafında buluşulan yemekte sohbetin odağında Kurtköy vardı. Dünden bugüne, bugünden yarına uzanan anılar ve yaşanmışlıklar, yemeğin lezzetinin bile önüne geçti.

Bir başka deyişle yemek, sohbetin bahanesi oldu.

Asıl mesele ise aynı coğrafyayı paylaşan insanların yaşadıkları yere duydukları aidiyet ve Kurtköy’ün geleceğine ilişkin düşünceleriydi.

Asıl mesele Kurtköy’e sahip çıkmak

Rahman Özkan’ın hikâyesinde belki de en dikkat çekici nokta burada ortaya çıkıyor.

Doğduğu köyden kopmamış bir insanın; dedesinden babasına, babasından kendisine uzanan bakkal dükkânının 36 yıllık hikâyesine bire bir tanıklık etmesi, Kurtköy’ün geçmişiyle bugününü birbirine bağlayan önemli bir örnek oluşturuyor.

Esnaflıkla geçimini sağlarken arıcılıkla da uğraşan Özkan, doğup büyüdüğü Kurtköy’ün gelişmesi için çaba göstermeyi de sürdürüyor.

Bazen bir yörenin değerini anlamak için istatistiklere, büyük projelere ya da gösterişli yapılara ihtiyaç yoktur.

Bazen bir bakkal dükkânına bakmak yeterlidir. Çünkü o dükkânın içinde 36 yıllık bir emek, bir ailenin hikâyesi, bir köyün hafızası ve doğup büyüdüğü topraklara duyulan vefa vardır.

Kurtköy’ün ormanları, kestane ağaçları ve arıları kadar; Rahman Özkan gibi o toprağa tutunmuş insanların varlığı da bu güzel yörenin gerçek zenginliğini oluşturuyor.

Ve belki de Kurtköy’ü asıl güzel yapan şey tam olarak bu: Doğanın hâlâ hayatın içinde, insanın ise hâlâ hikâyenin merkezinde olması.

 
 
#
Ek Fotoğraflar
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.