
PISA 2025’te yeni dönem: Öğrenciden artık sadece bilgi değil, bilgiyi yönetmesi bekleniyor
PISA 2025’te öğrencilerin yalnızca bilgiye sahip olması değil, bilgiyi sorgulaması, doğrulaması ve teknolojiyle problem çözmesi de değerlendirilecek.

Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi ve Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Selman Tunay Kamer, yeni değerlendirme anlayışının eğitimde önemli bir değişime işaret ettiğini belirtti.
Kamer’e göre öğrencilerden artık yalnızca bilgiyi hatırlamaları değil; bilgiye hangi yollarla ulaştıkları, hangi kaynakları tercih ettikleri, karşılaştıkları bilgilerin güvenilirliğini nasıl değerlendirdikleri ve elde ettikleri bilgileri yeni sorunların çözümünde nasıl kullandıkları da bekleniyor.
“Bilgi deposu” anlayışı değişiyor
Geleneksel eğitim sistemlerinde öğrencinin ne kadar bilgi öğrendiği ve bu bilgiyi ne ölçüde uygulayabildiği önemli bir ölçüt olarak kabul edilirken, dijitalleşmeyle birlikte bu yaklaşımın tek başına yeterli olmadığı belirtiliyor.
PISA 2025 kapsamında dijital araçlarla bilgi oluşturma ve problem çözme süreçleri de değerlendirmeye alınıyor. Bu kapsamda öz düzenlemeli öğrenme ile hesaplamalı ve bilimsel sorgulama becerileri öne çıkıyor.
Kamer, bu dönüşümü “bilgi deposu öğrenci” anlayışından “bilgi mimarı öğrenci” anlayışına geçiş olarak değerlendiriyor.
Yeni anlayışta öğrencinin internette karşısına çıkan ilk bilgiyi doğrudan kabul etmek yerine farklı kaynakları karşılaştırması, arama yöntemlerini değiştirmesi, bilgiyi filtrelemesi ve ulaştığı sonucun güvenilirliğini sorgulaması önem kazanıyor.
İlk çıkan bilgi doğru kabul edilmeyecek
Dijital ortamda bilgiye ulaşmak kolaylaşırken, doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmak aynı ölçüde kolay olmayabiliyor.
Örneğin iklim değişikliği konusunda araştırma yapan bir öğrencinin karşılaştığı ilk internet sitesindeki bilgileri doğrudan kullanmak yerine, aynı bilgilerin farklı kaynaklarda yer alıp almadığını incelemesi bekleniyor.
Bunun yanında kaynağın kim tarafından oluşturulduğu, hangi amaçla yayımlandığı ve verilen bilgilerin başka güvenilir kaynaklarla örtüşüp örtüşmediği de değerlendirilmesi gereken unsurlar arasında bulunuyor.
Bu nedenle bilgiye ulaşma becerisinin yanı sıra kaynak değerlendirme, doğrulama ve eleştirel düşünme becerileri de eğitim sürecinde daha fazla önem kazanıyor.
Yapay zekâ öğrencinin yerine düşünmemeli
Dijital dönüşümün eğitim alanındaki en önemli başlıklarından biri de yapay zekâ.
Öğrenciler artık kısa sürede ödev, araştırma, açıklama veya problem çözümü için yapay zekâ araçlarından yararlanabiliyor. Ancak yapay zekânın oluşturduğu içeriğin doğru olması her zaman garanti edilmiyor.
Bu nedenle öğrencinin yalnızca yapay zekâyı kullanabilmesi değil, ortaya çıkan bilgiyi değerlendirebilmesi de önem taşıyor.
Kamer, yapay zekânın öğrencinin yerine düşünen bir sistem olarak değil, öğrenme sürecini destekleyen bir yardımcı olarak ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor.
Öğrencilerin yapay zekâdan elde ettikleri bilgileri ders kitapları, akademik çalışmalar ve güvenilir kurumsal kaynaklarla karşılaştırabilmesi, yeni eğitim anlayışının önemli becerilerinden biri olarak öne çıkıyor.
Dijital beceri bilgisayar kullanmaktan ibaret değil
PISA 2025’in yaklaşımında dijital yeterlilik yalnızca bilgisayar, tablet veya internete erişebilmek anlamına gelmiyor.
Öğrencilerin dijital araçları kullanarak karmaşık problemleri çözebilmesi, öğrenme süreçlerini takip edebilmesi, farklı stratejiler geliştirebilmesi ve dijital ortamları kullanarak yeni bilgiler oluşturabilmesi de önem taşıyor.
Aynı teknolojik imkânlara sahip öğrenciler arasında bile dijital beceri açısından önemli farklılıklar bulunabiliyor.
Bir öğrenci teknolojiyi ağırlıklı olarak eğlence ve iletişim amacıyla kullanırken, başka bir öğrenci aynı araçlardan araştırma, veri analizi, kodlama veya proje geliştirme amacıyla yararlanabiliyor.
Dijital uçurumun anlamı değişiyor
Dijital dönüşüm, eğitimdeki “dijital uçurum” kavramının da yeniden değerlendirilmesine neden oluyor.
Eskiden temel olarak bilgisayar, tablet ve internet gibi teknolojik imkânlara erişim üzerinden değerlendirilen dijital eşitsizlik, artık teknolojinin hangi amaçla ve ne kadar etkili kullanıldığı üzerinden de ele alınıyor.
Teknolojiye erişebilen öğrencilerin bu araçları öğrenme, üretme, araştırma ve problem çözme amacıyla kullanabilmesi eğitim açısından giderek daha önemli hale geliyor.
Bu nedenle eğitim politikalarının yalnızca okullara teknolojik cihaz ve internet sağlamakla sınırlı kalmaması gerektiği belirtiliyor.
Türkiye için eğitim politikalarına yeni mesaj
PISA 2025 sonuçlarının Türkiye açısından yalnızca ülkelerin başarı sıralamasını gösteren bir tablo olarak değerlendirilmemesi gerektiği ifade ediliyor.
Öğretmenlerin dijital araçları eğitim amacıyla etkili kullanabilmesi, yapay zekâ tarafından üretilen bilgileri değerlendirebilmesi ve öğrencilerde medya okuryazarlığını geliştirebilmesi önem kazanıyor.
Müfredatta ise dijital güvenlik, bilgi doğrulama, veri okuryazarlığı, algoritmaların çalışma mantığı ve yapay zekânın etik kullanımı gibi konuların farklı derslerle ilişkilendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Sınavlarda doğru cevaptan çok süreç de önem kazanacak
Yeni eğitim anlayışının ölçme ve değerlendirme sistemlerini de değiştirmesi bekleniyor.
Öğrencinin yalnızca doğru cevaba ulaşması değil, bu cevaba nasıl ulaştığı, hangi kaynakları kullandığı, bilgileri nasıl karşılaştırdığı ve düşünme sürecini nasıl gerekçelendirdiği daha fazla önem taşıyacak.
Bu doğrultuda öğrencilerden farklı kaynakları karşılaştırmaları, yapay zekânın verdiği bir yanıttaki hataları tespit etmeleri veya dijital simülasyonlar üzerinden çözüm üretmeleri gibi görevlerin daha fazla kullanılması gündeme geliyor.
PISA 2025 sonuçları 8 Eylül’de açıklanacak
PISA 2025’te bilim ana değerlendirme alanı olurken, matematik ve okuma alanları da değerlendiriliyor. Programın yenilikçi alanını ise ilk kez uygulanan “Dijital Dünyada Öğrenme” oluşturuyor.
Bu döngüde ayrıca ilk kez İngilizce yabancı dil değerlendirmesi de programa dahil edildi.
PISA 2025’in ilk sonuçlarının 8 Eylül 2026’da açıklanması bekleniyor. “Dijital Dünyada Öğrenme” alanına ilişkin ayrıntılı sonuçların ise daha sonraki aşamada yayımlanması planlanıyor.
PISA 2025 böylece yalnızca öğrencilerin ne bildiğini değil, yeni bilgiyi nasıl öğrendiğini, bilgiyi nasıl sorguladığını ve teknolojiyi kullanarak nasıl problem çözdüğünü ortaya koyan önemli bir gösterge olacak.









