islami sohbet bizim mekan çemberleme makinası kurumsal web dini chat sohbet odaları
15 Nisan 2026 - Çarşamba

Bu Çocuklara Ne Oluyor?

Bu Çocuklara Ne Oluyor?

Yazar - VİLDAN KARA
Okuma Süresi: 3 dk.
VİLDAN KARA

VİLDAN KARA

info@aktuelgazete.com - 02126647132
Google News

 

Son günlerde içimizi parçalayan haberler peş peşe geliyor. Önce Şanlıurfa, ardından Kahramanmaraş… Okula silahla gelen çocuklar, öfkesini şiddetle dışa vuran gençler… Hepimizin aklında aynı soru: Bu çocuklara ne oluyor?

Aslında bu sorunun cevabı tek bir nedene bağlanamayacak kadar derin. Çünkü bir çocuğun şiddete yönelmesi; aile, okul, çevre ve toplumun ortak bir yansımasıdır. Biz yetişkinler fark etmeden çocukların dünyasında biriken öfke, yalnızlık ve değersizlik hissi, bir noktadan sonra kontrolsüz bir patlamaya dönüşebiliyor.

Bugünün çocukları; görülmek, anlaşılmak ve kabul edilmek istiyor. Ama çoğu zaman ya eleştiriliyor, ya kıyaslanıyor ya da duyguları küçümseniyor. “Abartıyorsun”, “Senin derdin ne ki?”, “Biz senin yaşında…” gibi cümleler, çocukların iç dünyasında sessiz yaralar açıyor. O yaralar büyüdükçe, çocuk kendini ifade edecek sağlıklı yollar bulamazsa, yanlış yollara sapabiliyor.

Bir diğer önemli konu ise şiddetin normalleşmesi. Dijital dünyada maruz kalınan içerikler, kontrolsüz sosyal medya kullanımı ve şiddeti çözüm gibi gösteren örnekler, çocukların zihninde tehlikeli bir algı oluşturuyor. Empati kurma becerisi gelişmemiş bir çocuk için şiddet, bir “çıkış yolu” gibi görünebiliyor.

Peki veliler ne yapmalı?

Öncelikle şunu kabul etmeliyiz: Çocuk yetiştirmek sadece büyütmek değildir, anlamaktır.

Çocuğunuzla her gün kısa da olsa gerçek bir iletişim kurun. Sadece “dersin nasıl geçti?” değil, “bugün seni en çok ne mutlu etti ya da üzdü?” diye sorun. Onu dinlerken yargılamayın, düzeltmeye çalışmayın. Bazen çocukların en çok ihtiyacı olan şey, sadece anlaşılmaktır.

Duygularını ifade etmesine izin verin. Öfke, kıskançlık, kırgınlık… Bunlar kötü duygular değil, yönetilmesi gereken duygulardır. Çocuğa “kızma” demek yerine “kızdığını görüyorum, anlatmak ister misin?” demek aradaki farkı yaratır.

Davranış değişikliklerini ciddiye alın. İçe kapanma, ani öfke patlamaları, yalnızlaşma, okuldan kopma… Bunlar birer sinyaldir. “Ergenliktir geçer” diyerek görmezden gelmek, sorunu büyütebilir.

Dijital dünyayı denetleyin ama yasaklayarak değil, rehberlik ederek. Çocuğunuz ne izliyor, kimlerle iletişim kuruyor, hangi içeriklere maruz kalıyor… Bunları bilmek bir kontrol değil, bir sorumluluktur.

Sevginizi şartlara bağlamayın. Başarıya, notlara, davranışlara göre değişen bir sevgi, çocukta değersizlik duygusu oluşturur. Çocuk şunu bilmeli: “Ben hata yapsam da seviliyorum.”

Ve en önemlisi…
Çocuğunuza sadece ne yapması gerektiğini değil, nasıl insan olması gerektiğini öğretin. Empati kurmayı, sabretmeyi, konuşarak çözmeyi…

Unutmayalım, şiddet bir anda ortaya çıkmaz. O, uzun süre ihmal edilen duyguların sonucudur.

Bugün çocuklarımızı gerçekten dinlersek, yarın bu acı haberleri duymak zorunda kalmayız.

Çünkü mesele sadece çocuklar değil…
Mesele, onları nasıl büyüttüğümüz.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.