islami sohbet bizim mekan çemberleme makinası kurumsal web dini chat sohbet odaları
13 Nisan 2026 - Pazartesi

BEYAZ KANATLI AT MOSTAR KÖPRÜSÜ

BEYAZ KANATLI AT MOSTAR KÖPRÜSÜ

Yazar - ÖNDER GÜZELARSLAN
Okuma Süresi: 16 dk.
ÖNDER GÜZELARSLAN

ÖNDER GÜZELARSLAN

info@aktuelgazete.com - 02126647132
Google News

 

Bazı şehirler vardır; sadece haritalarda değil, kalplerde ve gönüllerde yaşar. Sonsuz sevgisiyle insanın kalbini her daim kıpır kıpır eder. Özlem duydurur kendisine.  Bosna-Hersek’in tarihi taş sokaklarıyla çevrili, zarif küçük şehri Mostar’da, işte o şehirlerden biridir. Rumeli coğrafyasının en önemli ve en güzel nehirlerinden biri olan Neretva Nehri’nin iki yakasını ayırdığı Mostar’da ecdat yadigarı bir köprü var, adı Mostar Köprüsü. Mostarlılar sadece bir köprü olarak görmezler, beyaz ata benzetirler onu. Seyri doyumsuz, yıllarca adına şiirler yazılan, besteler yapılan, aşk hikayelerinin mekânı olan zarif kemerli Mostar Köprüsü dört yüz yirmi yedi yıl bütün sevenlerine ben buradayım sizi asla bırakmam demiştir. Ta ki Avrupa’nın göbeğinde başlayan ve insanlık dramına sebep olan vahşi Bosna Savaşı’na kadar.  

1992-1995 yılları arasında Yugoslavya'nın dağılması sürecinde Bosna-Hersek'te yaşanan, Sırp, Boşnak ve Hırvat gruplar arasındaki etnik temelli çatışmaların büyük bir dramatik savaşa dönüşmesiyle kalbine atılan bombalarla sevda hikayelerinin esin kaynağı, Osmanlı’nın Balkanlara bıraktığı, İslam’ın sembolü hilal şeklindeki görüntüsüyle kalplere huzur veren Mostar Köprüsü tarihin sayfaları arasında kayboldu gitti. Savaş sonrası yeniden yapılışına kadar sadece Bosna’da yaşayanları değil bütün Müslümanları hüzne boğdu. 

Geçtiğimiz günlerde okumak için bir kitap geçti elime, Alhan Altan Araslı’nın kaleme aldığı Mostar Köprüsü Belgesel Romanı. Yazarın, UNESCO tarafından “İnsanlığın yaptığı şaheserler” arasında kabul edilen Mostar Köprüsü’nün bu kitabı okuduktan sonra siz de sevdalısı olacaksınız dediği gibi, görmeyi çok arzuladığım Mostar Köprüsü’nü görmüş yaşamış gibi oldum, kitabı okuyunca

Osmanlı medeniyetinin Avrupa’da ulaştığı son topraklar olan Mostar’da padişah emriyle yapılan, şehri ikiye bölen Neretva Nehri’nin iki yakasını birleştiren zarif bir kemer gibi duran Mostar Köprüsü’nün yapılışını, dününü, hazin sonunu, Bosna Savaşlarını ve Hüzünlü hikayesini anlatan bu belgesel tadındaki roman okunması gereken bir kitap. Bu kitabı okudukça Bosna’nın şanlı günlerine ve hüzünlü anlarına gideceksiniz adeta kendinizi orada yaşıyormuş gibi hissedeceksiniz. Siz en iyisi bu kitabı bulup mutlaka okuyun. 

Bu yazımda çok etkilendiğim kitabın konusu Mostar Köprüsü’nün yapılışına ve hazin sonuna götüreceğim sizi. 

İlk olarak köprünün ilk yapılış hikayesine uzanalım. Kanuni bir gün baş mimarı Sinan’ı huzuruna çağırarak şöyle demiş:

"Ey koca mimar! Batı' da gittiğimiz en uç ilimiz Mostar' da öyle bir köprü yaptırasın ki, bugüne kadar eşi benzeri görülmeye; bakan gözü, gönlü fethede; Türk' ün adını hatırlata, yaşata!"

İşte seyri doyumsuz, yıllarca şiirlere, bestelere kaynak olan bu köprüyü, Mimar Sinan'ın kalfası, bir Bosna çocuğu olan dönemin en yetenekli mimarlarından biri olan Mimar Hayrettin Ağa yapmış. 1566 yılında Kanuni Sultan Süleyman döneminde inşa edilen Mostar Köprüsü, inşası sırasında kullanılan taşlar, bölgedeki “Tenelija” taş ocaklarından çıkarılmıştır. Bu taş hem dayanıklılığı hem de kolay işlenebilirliğiyle bilinir.

Köprüye bir hilâl şekli vermiş, bayrağımızı andıran, üzerini bembeyaz mermerlerle döşemiş ve 99 basamak yapmış. 99 basamak yapmasının sebebi de Yüce Allah’ın bütün güzel isimlerini çağrıştırsın diye düşündüğü için. Köprü yapıldığı günden 1993’te yıkıldığı güne kadar, Boşnakların bütün dünyası olmuş. Onun varlığında, sevdiklerinin hayali adeta bir arada toplanmış. Artık içe işleyen aşk şarkılarının, 

 

 

 

 

 

 

Sevda hikayelerinin esin kaynağı hep oymuş. Sevgiye, dostluğa yönelik bütün duyguların geçiş yolu o olmuş. Köprüyle ilgili bir efsane anlatılır ki şöyledir;

Mimar Hayreddin köprünün devasa kemerini inşa ederken taşların birbirine tam oturması için benzersiz bir teknik kullanmıştır. Hatta köprü tamamlanmadan önce, yapının yıkılmasından endişe eden Hayreddin, yapının başarısız olması durumunda kellesinin alınacağı korkusuyla bir süre bölgeden uzaklaşmıştır. Ancak köprü tamamlanmış ve yüzyıllar boyunca ayakta kalmıştır.

Köprünün adı, Mostar şehrinin simgesi olan “köprü bekçileri” (Mostari) kelimesinden gelir. Bu bekçiler köprünün hem güvenliğini sağlar hem de ticaret yollarının devamlılığını kontrol ederdi. Osmanlı döneminde köprü, ticaret yollarını birleştiren stratejik bir bağlantı noktası olarak kullanılmakla kalmayıp aynı zamanda şehrin sosyal ve kültürel yaşamının da merkezi haline gelmiştir.

Ne yazık ki, bu köprü yapımından tam dört yüz yirmi yedi yıl sonra hazin bir hikâye ile yıkıldı. Binlerce yıldır mutluluk sunan köprü, Boşnakların ve bütün dünyanın gözyaşları arasında 9 Kasım 1993 günü bir top darbesiyle Neretva Nehrinin azgın suları arasında yok olup gitti. Ecdad yadigarı köprüyü koruyabilmek için aylarca yoklukla, açlıkla yılmadan mücadele eden Boşnaklar, o gün hayatlarının kaynağını, anlamını yitirdiler. O gün her şeyleri, canlarından öte aziz, en değerli varlıklarını kaybetmenin acısıyla kahroldular. Beyaz kanatlı atın Neretva Nehri sularına kapaklanışını izledikçe yürekleri dağlandı. Mostar’ın yok oluş esnasında çıkarttığı çığlıklar Bosnalıların yüreklerine ve beyinlerine saplandı. Köprünün gövdesinin suya gömüldüğünü gören bir martının bembeyaz kanatlarını çırparak ağıtlara eşlik ettiğini görmeleri Bosnalıları iyice çileden çıkardı. Savaşta sağ kalanların kulaklarını aylarca çınlatmaya yetti bu durum. 

Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’nın yaklaşık 125 km güneyinde yer alan Mostar şehrinin kalbindeki Mostar Köprüsü 4 metre genişliğinde ve 30 metre uzunluğunda olup yaklaşık 24 metre yüksekliğindedir. Nehir üzerinde tek bir kemerle ve büyük bir açıklıkla duran köprüyü inşa etmek, o dönemde Osmanlı mimarisi için büyük bir başarıdır. Köprünün inşasında 456 kalıp taş kullanılmış, kemerin kavisli yapısı suyun akışıyla uyumludur. Taşların birbirine neredeyse hiç harç kullanılmadan yerleştirilmiş olması köprüye mükemmel bir denge ve dayanıklılık kazandırmıştır.

UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınarak hem kültürel hem tarihi değeriyle koruma altına alınan Mostar Köprüsü, Bosna Savaşı sonrası yıkılmasının ardından UNESCO öncülüğünde başlatılan projeyle aslına uygun olarak yeniden inşa edildi. Ve 23 Temmuz 2004’te, yeniden açıldı. O gün Mostar’da sadece bir köprü değil, bir halk yeniden ayağa kalkmış oldu. Dün olduğu gibi bugün de Mostar Köprüsü, Bosna-Hersek’in simgesi olmanın ötesinde, insanlık için bir barış sembolüdür. Artık bu köprü, sadece iki şehrin yakasınıdeğil, kalpleri de birleştiriyor.

Belgesel tadındaki romanı okurken kâh üzülecek, kâh hüzünlenecek kâh sevineceksiniz. Ama asıl önemlisi Mostar gibi Bosna halkının direnişine şahitlik edeceksiniz. Böyle anlamlı bir eser insanlığa kazandırdığı için Alhan Altan Araslı’yı kutluyorum. 

 

ÖNDER GÜZELARSLAN <onderguzelarslan@gmail.com>

 

27 Oca Sal 21:29 (3 gün önce)

 

 

Alıcı: ben

 

 

Orijinal köprü Mimar Sinan'ın öğrencisi Mimar Hayreddin tarafından 1566 yılında inşa edildi ve 9 Kasım 1993'te Boşnak-Hırvat Savaşı sırasında Hırvat güçleri tarafından yıkılıncaya dek 427 yıl kullanıldı. Mimar Hayreddin, köprü için 456 kalıp taş kullanmıştı. Köprü, çevresindeki kente adını da verdi.

Neretva Nehri'nden 24 metre yüksekte 30 metre uzunluğunda, 4 metre genişliğinde olan Mostar Köprüsü, dönemine göre gelişmiş bir teknolojiyle inşa edildi. Köprü inşaatında 456 kalıp taş kullanıldı. Köprü, inşa edildikten sonra yakınındaki şehre ismini vermiştir, şehirde ticareti canlandırmış ve zenginleştirmiştir. Böylece Mostar, Hersek bölgesinin önemli bir şehri haline gelmiştir. Mostar Köprüsü, cesur sporcular tarafından yıllarca bir atlama platformu olarak kullanıldı.[3] Geleneğe göre şehrin erkekleri, nişanlılarına cesaretlerini ispatlamak için düğün öncesinde köprüden atlarlardı.

Yıkılması

değiştir

Bosna-Hersek'te başlayan iç savaş sırasında Mostar Köprüsü'ne ilk saldırıyı 1992'de Bosnalı Sırplar düzenledi.[4] 9 Kasım 1993'te Hırvat tankları köprüye daha büyük bir zarar veren saldırılarını başlattı. Kasım ayının sonunda köprü tamamen yıkıldı.[5] Dev taşları, Neretva Nehri'nin sularına gömüldü. Mostar Köprüsü, yüzyıllar boyunca Bosna'da hoşgörü ve kültürel çeşitliliğin sembolüydü ve 427 yıldır ayaktaydı.[6] Şehrin Müslüman ve Hırvat kesimini birbirine bağlıyordu. Köprünün yıkımı, Mostar'ın çok uluslu mirasının reddedilmesi anlamına geliyordu.

Savaş sonrasında İngiliz güçleri yıkılan köprünün yerine geçici bir demir köprü yaptı. Mostar civarındaki diğer köprüler de tahrip edildiğinden, nehrin iki yakasını birleştiren tek yapı olarak bu köprü kaldı.

Yeniden inşası

değiştir

Yeniden inşa edilen Mostar Köprüsü

Mostar Köprüsü'nün eski hâline uygun olarak yeniden inşası çalışmaları (TİKAUNESCO ve Dünya Bankası'nın desteğiyle 1997'de başladı. Köprünün temel, beden duvarları ve zemin güçlendirilmesini Yapı Merkezi ve taş kemer inşaatını bir diğer Türk şirketi olan ER-BU üstlendi.[7] Macar ordusundan dalgıçlar orijinal taşları nehir yatağından bulup vinçlerle çıkardı. Bombardımandan ve suyun içinde bozulmaya uğramış taşlar yapıda kullanılamadığından, orijinal taşların çıkarıldığı, günümüzde kapalı olan taş ocağı tekrar bu iş için açılıp, aynı ocaktan çıkarılan taşlar köprünün yapımında kullanıldı. Orijinal modele sadık kalan şirket, köprünün temellerini de sağlamlaştırdı. 30 metre uzunluğundaki, 24 metre yüksekliğindeki köprünün kemerindeki çalışma Haziran 2002'de başladı. Kilit taşı Ağustos 2003'te yerine konuldu.

İnşaatı tamamlanan Mostar Köprüsü, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu çok sayıda devletin temsilcilerinin hazır bulunduğu bir törenle, Galler prensi Charles tarafından 23 Temmuz 2004 tarihinde açıldı. Açılışı, çok sayıda televizyon ekibi naklen yayınla seyircilerine ulaştırdı.

Mostar Köprüsü, eski Mostar şehriyle birlikte 2005 yılında Dünya Mirası listesine eklenmiştir.

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları