islami sohbet bizim mekan çemberleme makinası kurumsal web dini chat sohbet odaları
27 Nisan 2026 - Pazartesi

TARİHİN ÇİZGİSİNDE FATMA SULTAN CAMİSİ

TARİHİN ÇİZGİSİNDE FATMA SULTAN CAMİSİ

Yazar - ÖNDER GÜZELARSLAN
Okuma Süresi: 14 dk.
ÖNDER GÜZELARSLAN

ÖNDER GÜZELARSLAN

info@aktuelgazete.com - 02126647132
Google News

 Geçtiğimiz cuma günü tarihi bir an yaşadım. Aralarında Gümüşhanevî geleneğiyle derin bir manevi bağ taşıyan yeniden inşası ile İstanbula bir başka güzellik katan Fatma Sultan Camisinde Cuma namazını ihya etmek nasip oldu. Zarafetiylegöz kamaştıran tarihi orijinal dokusuyla yeniden inşa edilen Fatma Sultan Camisi, İstanbul Valiliğin hemen yanı başında göze çarpıyor. Yüz yıl aradan sonra yeniden ibadete açılan Fatma Sultan Camisinin şöyle bir hikayesine uzanalım. 

1727'de Sultan 3. Ahmed'in kızı, Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın hanımı Fatma Sultan tarafındanharap durumda olan Terzibaşı Piri Ağa Mescidi’nin yerine inşa ettirilen Fatma Sultan Camisi1827'de 2. Mahmud tarafından yeniden ihya edilmiştir. Fatma Sultan, İbrahim Paşa’nın yanı başına yeni bir saray inşa ettirdiği Terzibaşı Piri Ağa Mescidini yeniden inşa ettirirken sarayın bir kısmını da camiye eklemiştir.Caminin açılışına bizzat Sultan 3. Ahmet ve eşi İbrahim Paşa’da katılmıştır. Tarihler o anda 24 Ekim 1927’yi gösteriyordu. Dönemin meşhur şairi Nedim 14 beyitlik kasidesiyle camiyi övmüş ve Fatma Sultan bövgü dolu şiirin son beytini cami kapısı üzerindeki kitabeyeişletmiştir.

Ne a'lâ câmi' ihyâ itdi el-Hakk Fatma Sultân.

Fatma Sultan Camisi müştemilatı 1859 yılından itibaren de Şeyh Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî Hazretleri'ninhizmetine sunularak Gümüşhâne’yi dergâhı olarak hizmet vermeye başladı. Bundan sonra da"Gümüşhâneli Dergâh-ı Şerîfi" adıyla tanındı. 

Ekim 1755’te çıkan Bâb-ı Âli yangınında çevresi vecaminin bir bölümü hasar görmüştür. 1761 yılında yıldırım düşmesiyle minaresinin bir bölümü parçalanan Fatma Sultan Camisi 2 Ağustos 1826’da da Hocapaşa yangınında büyük ölçüde harap olmuştur. Akabinde 2. Mahmut tarafından 1827-1828 yılları arasında yeniden inşa edilmiştir. Camiye Hünkâr mahfili ve kesme taş minare bu dönemde ilave edilmiştir. Minare 2. Mahmut’un Tophane’de inşa ettirdiği Nusretiye Camisi ile benzerlik göstermektedir. Cümle kapısı üzerindeki mermer kitabe, devrin önde gelen şairi Keçecizade İzzet Molla’ya aittir. 

Fâtıma Sultan'ın ihyâ etdi rûhun pâdişâh
Buldu eski revnâkın bu ma'bed-i zîbâ yine
Harf-i cevherdâr ile İzzet dedim târihini
Etdi Sultan Camiin Mahmud Hân ihyâ
.

Camideki ikinci büyük İhya 1859 yılında Gümüşhânevî Döneminde gerçekleşmiştir. Bu dönemde öğle ve ikindi dışında büyük ölçüde ibadete kapalı, yarı metruk haldeki cami, irşad faaliyetlerini Mahmud Paşa Medresesi'ndeki hücresinde yürüten Şeyh Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî'nin dikkatini çeker ve onun halifeleri arasında yer alan Kastamonulu Şeyh Hasan Hilmi Efendi gönüllü olarak bu caminin müezzinliğine talip olur. Onun gayretleriyle cami tekrar beş vakit ibadete açık hale getirilirGümüşhânevî tarafından meşihat konulmasıyla yapı cami-tevhidhane kimliğine bürünmüşve bundan sonra Nakşibendî-Hâlidiyye'nin Ziyâiyye şubesinin merkezi olmuştur.

Cami içindeki kalem işi bezemelerin de bu dönemde yapılmış olduğu tahmin edilmektedir. Ahmed ZiyâeddinGümüşhânevî ömrünün geri kalan kısmını burada geçirmiş ve dergâh bu tarihten itibaren "Gümüşhâneli Dergâh-ı Şerîfi" adıyla tanınmaya başlamıştır. Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevînin icazet verdiği yaklaşık 116 halifesi Osmanlı coğrafyasının dört bir yanına, Çin'e ve Komor adalarına kadar yayılarak irşad faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. 

1925 yılında kadro harici cami statüsüne gelen Fatma Sultan Camisi’nin harem ve selâmlık bölümleri bir süre İstanbul Valiliği'nin yatakhanesi, cami-tevhidhanenin bir kısmı ise elbise deposu olarak kullanılmaya başlanmıştır. 1950’li yıllarda Türkiye Anıtlar Derneği tarafından ihya edilecek camiler listesine alınmış; ancak bu girişim, gerçekleştirilememiştir. 1956 yılındaİstanbul'u kasıp kavuran eski eser kıyımı sırasında, Bâbıâli Caddesi'nin genişletilmesi gerekçesiyle Fatma Sultan Camisi ve dergâh yapıları tamamen yıkılarak geriye sadece Gümüşhâneli Sokağı ismi kaldı.

1974 yılında tekkenin arsası Defterdarlık tarafından Vakıflar dan satın alınarak otopark ve yeşil alan olarak düzenlendi. Vilk yapımından üç yüz yıl, ibadete kapatıldığından yüz yıl sonra yeniden orijinaline sadık kalınarak Mahmud Es'ad Coşan Vakfı, tarafından yeniden inşa edilen Fatma Sultan Camisi bir cuma günü17 Nisan 2026da tekrar ibadete açılmıştır. 

Yeniden ibadete açılışının ilk haftası yani ikinci cumasında Cuma namazı kılmak nasip oldu bu camide. Tarihe şahitlik etmenin huşusu içinde kıldığım bu cumanamazını hiçbir zaman unutmayacağım. 

 

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları