Müslümanlık bu değil!
Bilirim çok dindar olmadığımı ama çok şükür inancım ve imanım yerinde.

M. REMZİ TANIŞ
info@aktuelgazete.com - 02126647132Bilirim çok dindar olmadığımı ama çok şükür inancım ve imanım yerinde.
Benim bildiğim İslam, şekilden önce ahlaktır.Ben Hz. Muhammed’in dürüstlüğünü, yaratılana olan eşsiz sevgisini, o meşhur ırkçılık karşıtı öğütlerini ve “kardeşlik” aşısını bilirim. Hz. Ömer’in sarsılmaz adaletini, Hz. Ali’nin cesaretini, Hz. Yusuf’unsabırla yoğrulmuş çilesini bilirim.
Ramazan’ın bereketini; olanın olmayanla paylaştığı, nefsin terbiye edildiği o huzur iklimini; bayramların barışa ve kucaklaşmaya vesile oluşunu bilmemek olur mu?
Peki, sonra ne oldu da karşımıza bambaşka figürler çıkmaya başladı? Sünni’si, Alevi’si, Şii’si, Hanefi’si, cemaatleri derken…
Bölündükçe bölündük, ayrıştıkça birbirimize yabancılaştık. Nedeninin, nasılının bir önemi kaldı mı artık?
Bence yok. Biz kendi kendimize kurallar, kaideler koyduk; hadis, gelenek, görenek, töre adı altında özü kaybettik.
Belki de her şey, İslam’ı siyasi emellerimize alet etmekle başladı. Deformasyon orada sızdı ruhumuza. Müslüman olmanın; kul hakkı yemeyi “uyanıklık”, hak edilmemiş kazancı “kurnazlık”, devleti soymayı “üstün zeka” sanmak olmadığını anlamak bu kadar mı zor?
Yoksa sadece işimize mi gelmiyor?
Ramazan’ın paylaşımcı ruhunu şatafatlı iftar sofralarında israfın dibine vurarak karşılamak, bayramları sadece tatil eğlencesine çevirmek ne ara “gelenek” oldu?
Süleyman Çelebi’nin 14. yüzyılda yazdığı Mevlid-i Şerif’i Kur’an-ı Kerim zannedenlerimiz ve hayırlı cumalar mesajı yollayarak cennete gideceğimizi sanacak kadar cahiliz maalesef.
Dedim ya, çok dindar değilim ama en azından şerefini pazara çıkarmış olanlardan hiç değilim!
Topraklarını, silahlarını ve imkanlarını; emperyalist vampir Amerika’ya ve katil İsrail’e açan o sözde yöneticilere bir bakın…
Din kardeşleri daha rahat öldürülsün, İslam coğrafyası daha kolay ezilsin diye aşağılık bir uşaklığı kabul eden bu insanlık düşmanı zihniyetle aramda uçurumlar var. Çalıp çırparak, yalanla dolanla heybesini doldurup, kanla veya haramla geçinenlerin safında asla olmadım çok şükür.
Ne zaman düzeliriz, hatta düzelir miyiz?
İnanın bilmiyorum.
Bildiğim tek bir şey var: Soyuluyoruz, susturuluyoruz ve kanımız oluk oluk akıyor. Biz ise sadece bölünüyor, ahlar vahlar içinde seyrediyor, yiyip içip gülmeye devam ediyoruz.
Daha ne olsun?
Vesselam.

