islami sohbet giftcardmall/mygift bizim mekan cinsel chat mobil chat sohbet izmir chat sohbet dini chat sohbet odaları
01 Şubat 2026 - Pazar

TURNAYI GÖZÜNDEN VURMAK

TURNAYI GÖZÜNDEN VURMAK

Yazar - ÖNDER GÜZELARSLAN
Okuma Süresi: 8 dk.
ÖNDER GÜZELARSLAN

ÖNDER GÜZELARSLAN

info@aktuelgazete.com - 02126647132
Google News

Turnayı gözünden vurmak deyimini çok kere duymuşsunuzdur. Hiç beklenmedik bir kazanç sağlama imkanını ele geçirmek veya birçok kişinin elde etmek istediği güzel bir şeyi elde etmek gibi anlamları vardır. Bu deyimin bir hikayesi var bilmem onu hiç duydunuz mu? Gelin hep birlikte bu deyimin hikayesine uzanalım.  

Geçenlerde okumak için bir kitap geçti elime. Kitabın adı “Bütün Yönleriyle Sömürgecilik”, yazarı ise Prof. Dr.Azmi Özen. Azmi hocamız kitabın bir bölümünde Osmanlı döneminde “Turnacıbaşılık” diye bir mesleğin varlığından bahsediyor ve Turnacıbaşılığın ne olduğunu anlatıyor. İlk defa duyduğum bu meslek ilgimi çekti biraz da araştırınca bu konu da bir yazı yazayım istedim. Böylelikle bu yazı ortaya çıktı. 

Kaynaklarda farklı şekillerde anlatılsa da mantık olarak aynı aslında Turnacıbaşılık. Genel olarak Yeniçeri Ocaklarına gayrimüslim çocuklarının devşirmeyöntemiyle alınmasına öncülük eden kişiler aslında turnacıbaşılar. Devlet görevlisi olan kişiler bu görevlerinin yanında ellerinde çantasıyla y köy gezerek kabiliyetli, nitelikli çocukları tespit eder, onları seçer ve onların devletin çeşitli kademelerinde istihdam edilmelerini sağlarlardı. İyi bir eğitim almaları yönünde de gayret gösterirlerdi. Burada amaç, en yetenekliçocukları bulup onları hak ettiği yere getirebilmektir.

Genel olarak padişahın onayıyla 8-18 yaşları arasındakiHristiyan ailelerinin en yetenekli çocuklarının tespit edilip daha sonra devşirme yöntemiyle en iyi eğitimi almaları sağlanarak devlette de en iyi görevleri almasının sağlanmasına vesile olan kişilerdir turnacıbaşılar. Eğer turnacıbaşının bulduğu çocuklar çok parlak bir makamvemevkiye gelirse, mesela paşa, vezir olursa o çocuğu bulan turnacıbaşına “Turnayı gözünden vurmuş” denirdi.  

Osmanlı tarihine baktığımızda turnacıların varlığı “haseki” adı altında Yıldırım Bayezid dönemine kadar gittiği görülse de bu isimle anılmaları İstanbul’u fetheden çağ açıp çağ kapatan Padişah Fatih Sultan Mehmet döneminde olur. Rivayete göre Padişah Fatih Sultan Mehmed av esnasında bir tepenin arkasından havalanan turnaları görmüş, bunları avlamak için şahin ve doğan ararken 68. ortaya ait tazının koşup bir turnayı yakaladığını görünce bu durum çok hoşuna gitmiş. Bu ortanın hasekisinin yevmiyesine 1 akçe zam yaparak turnacıbaşı unvanıyla odasını diğer hasekilerden ayırmış ve onların üzerine çıkartmış. Bu olaydan esinlenerek turnacıbaşı ismini alan bu devlet görevlileri işini en doğru şekilde yapmak için gayret ederlerdi. 

Bazı ifadelerde turnacıbaşının ocak divanının üyesi olduğu ve ocak içinde rütbe bakımından haseki başının üstünde yer aldığı görülür. Ayrıca yeni tayin edilen yeniçeri ağasına teamül gereği bir üzengi hediye ettiği de vakidir.  Osmanlı dönemindeki devşirme kanunu incelendiğinde şunu görürüz. Kapıkulu askerleri gibi Osmanlı tebaası Hristiyan ailelerin çocukları olan turnacıların mevcudu 1623 yılında 280, 1665 yılında468’dir.

Bugün turnacıbaşı diye bir meslek ya da kurum yok. Olmamasının eksikliğini yaşıyor muyuz diye sorsak bu soruya belki büyük çoğunluğumuz evet cevabını verir. Zira toplumun içinde zeki, çalışkan, dürüst ve kabiliyetli çocukları tespit edebileceğimiz bir mekanizma yok. Her ne kadar devlet memurluğu kanunu çerçevesinde memur alımı yapılsa da burada tarafsız davranılmadığına şahit oluyoruz. Toplumun içinde de hak edenin hak ettiği yere getirilmediğine şahitlik ediyoruz. Referans sistemini kurgulamış olsak da bunu işletirken tarafsız davranmayışımız kabiliyetli, yeteneklive dürüst çocukların değerlendirilmesinin çok mümkün olmadığına şahit oluyoruz. Kanaatimi sorarsanız yeniden turnacıbaşıcılığa benzer bir meslek ya da görevlinin ihdas edilmesinin doğru olacağı yönünde. 

Ülkemizde şu anda çok yetenekli genç beyinler sahipsiz olmaktan yakınıyor. Bu yakınma liyakatsizliği ortaya çıkartıyor. Kayırmacılık yöntemiyle yapılan atamalar ve görevlendirmeler sonucunda liyakat ve ehliyetin olmadığını hep birlikte görüyoruz. İşler ehline teslim edilmeyince de işlerin doğru yapılmadığına şahit oluyoruz. Ne diyelim bir gün belki bu adaletsiz anlayış değişir, turnacıbaşılık geri gelir. Bu ümit içinde olmak bile son derece mutluluk verici bir durum.

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları