İNSAN MÜHENDİSİ ÖĞRETMENLER
İNSAN MÜHENDİSİ ÖĞRETMENLER

ÖNDER GÜZELARSLAN
info@aktuelgazete.com - 02126647132
Yeryüzünde bulunan her bir insan eşi ve benzeri bulunmayan nadide varlıklardır. Nasıl ki yaratılan her insanın parmak izleri farklı ise ruh halleri, kabiliyetleri ve becerileri de farklıdır. Anlayışı, bir meseleyi kavrayışı ve bakış açısı hep farklıdır. İnsandaki bu farklıları keşfedecek ve içindeki cevheri ortaya çıkartacak olan kimseler ise öğretmenlerdir. Dünün muallimleri yani öğreticileri bugünün öğretmenleri bu kutsal vazifeyi üstlenen kimselerdir.
Şüphesiz insanın kendisine has bir dünyası vardır. Bu dünya Allah’ın çizdiği kurallara ve nizama ne kadar uygun ise o insan o kadar mutlu ve huzurludur. İnsanın mutluluğun devamını sağlayan şey ise ruh dünyası içinde, kabiliyetleri doğrultusunda işler yapıyor olmasıdır.
İnsanın doğuştan gelen meziyetlerinin ortaya çıkartılabilmesi büyük bir maharet ve ustalık ister. Bu sebeple öğretmen son derece önemli ve kıymetlidir. Yeryüzünde bugüne kadar gelmiş insan eğiticileri arasında en mütehassısı şüphesiz son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.)’dir. O yaşadığı dönemdeki insanları en iyi şekilde keşfetmesini bilmiş ve o insanlardan azami derecede istifade etmiştir. Onun rehberliği kendisinden sonra gelen bütün eğitici ve öğretmenler için çok çok önemlidir.
Hepimizin de bildiği gibi insan hayatı doğum ile başlar ve hayatın ikinci evresi, adımı okul ile devam eder. İşte bu insan hayatının ikinci evresinde anne baba kadar önemli bir figür insan hayatına etki eder. Bu figürü öğretici anlamına gelen öğretmen kavramı ile tanımlıyoruz. Öğretmen bir bilimi, bir sanatı, bir bilgiyi ve tekniği öğreten kişidir. Öğretmenlik mesleğinin temelinde bireylerle birebir iletişim yatar. O sebeple de öğretmenin mesleki yeterliliği kadar şahsi özellikleri de önem arz eder. Unutulmamalıdır ki “İnsanlar da madenler gibidir” keşfedilmeye, gün yüzüne çıkartılmaya ve işlenmeye ihtiyaç duyar. Bunu da yapacak olan kişi şahsi özelliklerinde güçlü bir iletişim kabiliyeti olan, temel eğitimcilik niteliklerine haiz olan, eğiteceği kişinin davranışlarını yönetme kabiliyeti olan kişilerdir. Bu niteliklerle beraber cevheri işleme kabiliyeti olanlar ancak bu işi başarabilirler. Bir heykeltraş mermer için neyse insan için de bir öğretmen öyledir.
Öğretmenler bilgi tohumu eken bahçıvan gibi olmakla birlikte, cehaletin de düşmanıdır. Aynı zamanda öğretmen bir muma benzer, kendisi tükenirken etrafını aydınlatır. Karanlıkta bir aydınlıktır öğretmen. Adeta bir sanatçıdır öretmen, önündeki cevheri işleyerek ortaya çıkartan. Bir toplumun geleceğini şekillendiren öğretmenler aynı zamanda dokunuşlarıyla insanın hayatını değiştiren ve hakları hiçbir şekilde ödenmeyecek kimselerdir.
Öğretmen sonsuzluğa dokunan bir kalem gibidir. Ancak çoğu zaman kalemiyle değil, kalbiyle yazan kişidir. Geleceği inşa eden kutsal bir mesleği icra eden öğretmenler yarınların mimarıdır. Adeta insan mühendisi olan öğretmenler için bakın Socrates ne söylemiş: “Dünya da her şeye değer biçilebilir, ama öğretmenin eserine değer biçilemez.” Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk de öğretmen için şu sözleri söylemiş: “Eserinin üzerinde imzası olmayan yegâne sanatkâr öğretmendir.”
İnsanı santim santim işleyen, içindeki cevheri ortaya koyan, öğretmenler de sınıf sınıftır. Bazısı vardır ki işini kitaptan değil yüreğinden yapar. Yine en iyi öğretmen ömür boyu öğrenci kalabilendir diye ifade edilir.
İnsanın anne şefkati ve sıcaklığından sonra ilk durağı okullardır, dolayısıyla öğretmendir. Şüphesiz iyi bir öğretmen sadece bilgi veren kişi değildir. Bilginin kapılarını aralayan ve yüreğini de sonuna kadar açık tutan kimsedir öğretmen. Yüreğini açamayan öğretmenler etrafına huzur ve mutluluk da veremez. Zira en iyi öğretme metodu yürekle, gönülle olan öğretmedir. Akmazsan gönüle bir sevgi akmazsa, bir muhabbet akmazsa o öğretmenin öğrettiği ilminde bir faydası ve anlamı olmaz. Zira insan sadece bilinen cesediyle var olan bir varlık değildir. Aynı zamanda yüreği olan, kalbi olan bir varlıktır. Yürekten dokunan öğretmenler her daim iz bırakmış ve unutulmaz kişiler olmuşlardır.
İnsanın içindeki cevheri gelecekte en iyi şekilde kullanılmak üzere ortaya çıkartan öğretmenler şüphesiz eğitimin en önemli paydaşı olan birer gül gibidirler. Her daim kokularını etrafa saçarken güzelliklerini de ortaya koyarlar. Ama asla dikenlerini batırmazlar. Ne mutlu o öğretmenlere ki, gül kokulu dünyalarını geleceği inşa etmek için açarlar. Varlıklarıyla bize güç verirler.
Şüphesiz bilgi bir ışıktır; öğretmenler bu ışığı yayan en değerli kişilerdir. Allah Resulü Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir Hadis-i Şerifinde şöyle buyuruyor:
“Hikmet ve ilim müminin yitik malıdır, onu nerede bulursa alır.” Bu söz bize şunu söylüyor. Doğru ve faydalı bilginin evrensel olduğunu, kaynağına veya sahibine bakılmaksızın nerede ve hangi şartta bulunursa bulunsun sahiplenip öğrenilmesi gerektiğini anlatır. İşte ışık mesabesinde bu bilgileri bize hayatımızın en verimli dönemlerinde öğretmenler verir.
Unutulmaması gereken bir durumda şudur. Eğitim, bir toplumun en büyük hazinesidir; öğretmenler de bu hazinenin bekçileridir. Öğretmen, öğrencisine sadece bilgi veren değil, ona bilginin kapılarını aralayan ve hikmeti öğreten kimselerdir. İlimsiz hayat asla olmaz. O ilmi de bize bilge olarak bildiğimiz öğretmenler öğretir. Bilginin tohumunu yeşertmek ancak iyi öğretmenlerin yapabileceği bir şeydir.
Yazımı cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ait bir sözle tamamlıyorum.
"Bir millet irfan ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla mümkündür." “Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.”


