islami sohbet bizim mekan çemberleme makinası kurumsal web dini chat sohbet odaları
27 Temmuz 2026 - Pazartesi

ÜLKEMİZİN YETİŞTİRİDĞİ FİLOZOF VE MÜNEVVER İNSAN HİLMİ ZİYA ÜLKEN

Türk düşünce hayatının önemli kilometre taşlarından biri olan felsefe alanında bir deha sayılan, aydın kişiliği ve sosyolog oluşuyla toplumda büyüt etki bırakan Hilmi Ziya Ülken 3 Ekim 1901’de İstanbul’da dünyaya gelmiştir.

Yazar - ÖNDER GÜZELARSLAN
Okuma Süresi: 6 dk.
ÖNDER GÜZELARSLAN

ÖNDER GÜZELARSLAN

info@aktuelgazete.com - 02126647132
Google News

Türk düşünce hayatının önemli kilometre taşlarından biri olan felsefe alanında bir deha sayılan, aydın kişiliği ve sosyolog oluşuyla toplumda büyüt etki bırakan Hilmi Ziya Ülken 3 Ekim 1901’de İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Babası vesilesi ile İstanbullu bir aileye dayanır. Çocukluk yılları babasının yanında geçmiştir. İlk öğrenimini özel bir okul olan Tefeyyüz Mektebi'nde tamamladıktan sonra orta ve lise eğitimini günümüzde İstanbul Erkek Lisesi olarak bilinen İstanbul Sultanisi’nde tamamladı. 1918 yılında liseden mezun olduktan sonra Mülkiye’ye (Siyasal Bilgiler) girdi ve buradan 1921'de dereceyle mezun oldu.

Her alana hâkim büyük bir fikir adamı olan Hilmi Ziya Ülken Türk milletinin yirminci yüzyılda yetiştirdiği ender münevver insanlardan biridir. Üniversite mezuniyeti sonrasından Darülfünun-ı Osmani yani bugünkü İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Beşerî Coğrafya Kürsüsü’ne asistan olarak atanır. Aynı fakültede 1922-24 yılları arasında felsefe tarihi ve sosyoloji öğrenimi gördü. Aynı dönemde yakın çevresiyle Mihrab ve Anadolu Mecmuası'nı çıkarttı. Dergâh, Türk Yurdu, Ülkü, Hareket, İstanbul, Millî Mecmua, Şarkiyat Mecmuası, Türkiyat Mecmuası ve Türk düşüncesi gibi muhafazakâr eğilimleri olan dergilerde yazılar yazdı. 1933 yılına kadar çeşitli şehirlerde birçok lisede sosyoloji, psikoloji, felsefe, tarih ve coğrafya öğretmenliği yaptı.

Türk Tefekkürü Tarihi ve Umumi İçtimaiyat kitaplarını bu dönemde yayınlaması üzerine Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün teklifiyle Maarif Vekaleti tarafından Almanya’ya gönderilir. 1934 yılında yurda döndüğünde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Türk Tefekkür Tarihi Kürsüsü’ne doçent olarak atanır. 1941 yılında profesörlüğe yükselen Hilmi Ziya Ülken burada 1942 yılında sosyoloji bölümünü kurar. Aynı dönemlerde Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde de dersler vermeye başlar. 1957 yılında ordinaryüs profesörlük unvanını almasıyla üniversitedeki en yüksek mertebeye ulaşır. Bu dönemde İnsan ve Sosyoloji Dergisi'ni yayımlayan Hilmi Ziya Ülken üniversite de Değerle Felsefesi, Bilgi Nazariyesi, Mantık tarihi ve Sosyoloji dersleri verir. 1937 yılından beri de birçok ulusal ve uluslararası bilimsel toplantıya iştirak etmiştir.

27 Mayıs 1960 ihtilali sonrasında 147’lere dahil edilir ve bunun sonucunda İstanbul Üniversitesi’ndeki görevine son verilir. Ancak Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ndeki derslerine devam eder.  1973 yılına kadar burada ders vermeye devam eden Hilmi Ziya Ülken, 5 Haziran 1974’te İstanbul’da vefat etti. İlmî faaliyetlerinin yanı sıra edebiyat, resim ve hat çalışmaları da yapan Hilmi Ziya Ülken titiz ve hazır cevap biriydi. Fransızca, İngilizce, Almanca ve Arapça dillerine çok iyi hakimiyeti vardı.

Felsefenin temel konusunu varlık olarak kabul ederdi. Ona göre felsefe bilmeyle başlar; fakat bilme bütün problemlerin çözümüne yetmediğini de söylerdi. Çünkü bilginin sınırlı olduğunu düşünürdü. Mutlak hakikate ulaşmak için özne-nesne ikiliğinin aşılması gerektiğini vurgulardı.

İstanbul Üniversitesi felsefe bölümünde görev yapmış olan alman asıllı Ord. Prof. Dr. Hans Reichenbach, Hilmi Ziya Ülken Hoca için “Obur bir beyni var” ifadesini kullanmıştır. Bu sözüyle hocanın bilgiye doymadığını ifade etmeye çalışmıştır. İfadelere göre Hilmi Ziya Ülken Hoca, evinde ayrı bir kitap, fakültedeki odasında ayrı bir kitap ve çantasında taşıdığı başka bir kitap üzerinde çalışırmış. Hilmi Ziya Ülken Hoca için papaz kıyafetini andırdığı için akademik cübbeyi de hiç giymediği söylenir.  

Hilmi Ziya Ülken ilk yaptığı çalışmalarında Aristo’nun varlık tabakaları görüşünün etkisinde kalarak hareket etmiş hatta sosyolojisinde de bu etkileri görmek mümkündür. İslâm felsefesi ve genel olarak İslâm düşüncesi üzerine daha çok Batılı kaynaklardan istifadeyle geniş kapsamlı çalışmalar yapan Hilmi Ziya Ülken bin üç yüz elliden fazla makale ve elliden fazla eser ile ülkemizdeki en çalışkan ilim adamlarından biri olarak tarihe geçmiştir.

"Aşk Ahlakı" eseriyle ortaya koyduğu ahlak meselesi onun en çok eğildiği konulardan biriydi. Yetiştirdiği talebelerin yanı sıra ortaya koyduğu eserleriyle de pek çok kuşağın ve insanın yetişmesine vesile olmuştur. Birçok kimsenin aydınlanmasına vesile olan eserlerinden bazıları şunlardır:

İslam Felsefesi, Varlık ve Oluş, Bilgi ve Değer, Ruh ve Beden Meselesi, Toplum Yapısı ve Soya Çekme, Umumi İçtimaiyat, Türk Tefekkürü Tarihi, Dini Sosyoloji, İslam Düşüncesi, Türk Filozofları Antolojisi, İnsanî Vatanperverlik, Şeytanla Konuşmalar, Yahudi Meselesi, Ahlak, Türk Mistisizmini Tetkike Giriş, İçtimai Doktrinler Tarihi, Millet ve Tarih Şuuru, Eğitim Felsefesi, Aşk Ahlakı, Veraset ve Cemiyet, Ziya Gökalp, Tarihî Maddeciliğe Reddiye, Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi ve Sosyolojinin Problemleri.

Yazımı kendisine ait bir sözle tamamlıyorum. “Sizin olmayan şeyler için övünmeniz neye yarar? Sağlığınız, güzelliğiniz, unvanınız, şöhretiniz ve servetinizi terk ederek varlığınızın bütün çıplaklığıyla kaldığınız yeryüzünün mahşerlerinde, kaderin azameti önüne nasıl çıkacaksınız?”

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları